- Haberler
- Video Haber
- Malatya CHP'de sular durulmuyor: Önce koltuk savaşı şimdi de yolsuzluk iddiası…. Belediye el altından para mı topladı?
Malatya CHP'de sular durulmuyor: Önce koltuk savaşı şimdi de yolsuzluk iddiası…. Belediye el altından para mı topladı?
CHP'den istifa eden Doğanşehir Belediye Meclis Üyeleri Ergül Günaydın ve Said Aşkın, sessizliklerini bozarak Doğanşehir Belediyesiyle ilgili zehir zemberek açıklamalarda bulundu. 'El altından para toplandığını' ve 'kamu zararı oluştuğunu' iddia eden Günaydın, koltuk için değil tanık olduğu hukuka aykırı uygulamalara sessiz kalamadığı için istifa ettiğini söyledi.
Personel Alımlarında Mevzuat Aykırı Davranıldı
Personel alımlarına da değinen Günaydın, yasal sınırların üzerinde işçi alımı yapıldığını, taşeron işçi kadrolarında mevzuata aykırı uygulamalara gidildiğini ve hizmet alımlarında yüzde 40’lık oranın aşıldığını ileri sürdü. Bu durumun tasarruf tedbirleri genelgesine aykırı olduğunu belirten Günaydın, belediyede vasıflı personelin atıl durumda bırakıldığını, birçok görevin vekaleten ya da tedviren yürütüldüğünü kaydetti.
Belediye İhaleleri ve Logo Değişikliğinde Usulsüzlük İddiası
Günaydın, belediye logosunun meclis kararı olmadan değiştirilerek yüksek bedeller ödendiğini ve belediyenin zarara uğratıldığını iddia etti. Sürgü Mahallesi’nde yapılan park ihalesine de dikkat çeken Günaydın, imalatların projeye uygunluğu başta olmak üzere tüm ihalelerin detaylı şekilde denetlenmesi gerektiğini vurguladı.
Araç Kullanımı ve İmar Uygulamalarına Ağır İddialar
Belediye hizmet araçlarının amacı dışında kullanıldığına ilişkin ciddi iddialar da gündeme geldi. Ergül Günaydın, şirket işçisi Esat Erdoğan’ın herhangi bir resmi görevlendirme yazısı olmaksızın 44 HR 001 plakalı belediye aracını her gün Doğanşehir–Malatya güzergâhında keyfi şekilde kullandığını öne sürdü. Günaydın ayrıca, ilçede halkın uygun maliyetle ulaşım ihtiyacını karşılayan 6 belediye otobüsünün, belediye meclisi onayı alınmadan ve kamu yararı gözetilmeksizin idari tasarrufla elden çıkarılmak istendiğini iddia etti.
Kaçak Yapıların Önü Açıldı
İmar uygulamalarına da dikkat çeken Günaydın, 3194 sayılı İmar Kanunu’na aykırı şekilde, 2021 yılı öncesine ait olmayan ve 2024-2025 yıllarında yapılan çok sayıda kaçak yapıya usulsüz elektrik abonelik yazıları verildiğini, bu yolla kaçak yapıların önünün açıldığını savundu. Depremzede vatandaşların öncelikli ve hayati ihtiyaçlarının geri plana itildiğini belirten Günaydın, söz konusu uygulamaların kamu vicdanını zedelediğini ve idareye olan güveni ciddi biçimde sarstığını ifade etti.
Ortaya atılan iddialar sıradan bir siyasi tartışmanın çok ötesindedir. “İşe gitmeyen personel”, “el altından para toplama”, “usulsüz ihale”, “mevzuata aykırı görevlendirme” ve “kamu zararı” gibi başlıklar, herhangi bir belediye için değil, devlet ciddiyeti açısından alarm verici iddialardır. Bu noktada mesele CHP–AK Parti meselesi olmaktan çıkmış, doğrudan kamu ahlakı ve hukuk devleti meselesine dönüşmüştür. Belediyeler kimsenin çiftliği değildir. Seçimi kazananın, kurumu eş-dost, akraba ve siyasi kadro yerleştirme alanına çevirmesi kabul edilemez. Belediye gelirlerinin personel maaşlarına gitmesi, hizmetin aksaması ve liyakatin tamamen göz ardı edilmesi vatandaşın cebinden, geleceğinden çalmaktır. “Kurada çıktı”, “şirket personeli”, “fiilen çalışıyor mu belli değil” gibi iddialar mutlaka bağımsız ve şeffaf şekilde araştırılmalıdır. Daha da vahimi, parti içinden gelen bu açıklamaların “koltuk kavgası” diye geçiştirilmeye çalışılmasıdır. Eğer iddialar asılsızsa belgeleriyle çürütin; doğruysa da gereğini yapın. Suskunluk ve hedef saptırma, iddiaları güçlendirir. “Devlet devletse gereğini yapar” sözü tam da bu tablo için söylenmiştir. Genç neslin yerel seçimlerde gördüğü şey şudur: Şeffaflık vaat edip kapalı kapılar ardında iş çevirenler, liyakat deyip hanedanlık kuranlar, hesap vermek yerine savunma refleksiyle saldıranlar… Bu tabloyu sadece muhalefet değil, ülkeyi yönetecek alternatif olmak isteyen herkes ciddiyetle okumalıdır.
CHP işte her şey beklenir
Bakmadan Geçme