Babacan'dan dikkat çeken NATO açıklaması

AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrası değerlendirmelerde bulundu.

TRT Arapça yayınına konuk olan AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, Türkiye’nin NATO içindeki diplomatik konumuna ve ittifakın geleceğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Babacan, Türkiye’nin Rusya, İran ve Suriye gibi aktörlerle doğrudan görüşebilen tek NATO ülkesi olduğunu savundu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Rusya ziyaretini hatırlatan Babacan, ziyaretin Türkiye’nin hem NATO üyeliğini hem de bölgedeki diplomatik ilişkilerini birlikte yürütebildiğini gösterdiğini söyledi.

“Türkiye doğrudan muhataplarla görüşebiliyor”

Babacan, Türkiye’nin riskli ve çatışmalı bölgelerdeki aktörlerle doğrudan temas kurabilmesinin NATO açısından önemli olduğunu belirterek, “Türkiye, NATO ülkeleri içerisinde hem Rusya, hem İran, hem de Suriye ile bütün riskli ve çatışmalı alanların doğrudan muhatabı aktörlerle görüşebilen yegâne NATO ülkesidir. Jeopolitik gerçekliği doğrudan askerî savunma gücünüzle ve diplomasi gücünüzle tahkim etmezseniz bu jeopolitik durumu kırılgan bir zeminde işletirsiniz.” dedi.

AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, Türkiye’nin özellikle son 15 yılda diplomasi ile askerî güç unsurlarını bir arada kullanarak dış politikasını yürüttüğünü söyledi.

Lizbon ve Madrid zirvelerini hatırlattı

Babacan, NATO’nun geleceğine ilişkin tartışmaların yeni olmadığını belirterek 2010’daki Lizbon Zirvesi ile Madrid Zirvesi’ni hatırlattı. Bu zirvelerde NATO’nun önceliklerine ilişkin bir belirsizlik görüldüğünü savunan Babacan, Türkiye’nin ittifaka bu konudaki görüşlerini sürekli aktardığını ifade etti. Babacan, NATO’nun temel önceliğine ilişkin şu soruyu yöneltti: “Sadece çatışmaların sonlandırılması mıdır mesele? Yoksa gerçekten doğru düzgün bölgesel ve küresel bir güvenlik iklimi oluşturmak ve bunu istikrarlı ve sürdürülebilir kılmak mıdır?”

“Negatif güvenlikten pozitif güvenliğe geçilmeli”

NATO’nun yeni dönemini “NATO 3.0” olarak tanımlayarak ittifakın yalnızca savaş ve çatışmaların bulunmadığı bir güvenlik anlayışıyla hareket etmemesi gerektiğini söyleyen Babacan,  “Biz artık negatif güvenlik ikliminden, yani çatışmaların olmadığı bir iklimden; barışın, demokrasinin ve insan haklarının esas alındığı bir anlayışa geçilmesi gerektiğini söylüyoruz.” diye konuştu.

Barış ortamının dışarıdan dayatılan yöntemlerle değil, ülkelerin ve bölgelerin kendi dinamikleri doğrultusunda kurulması gerektiğini söyleyen Babacan, bunun Ankara’daki NATO Zirvesi’nin temel mesajlarından biri olabileceğini ifade etti.

NATO’nun Gazze tutumunu eleştirdi

Babacan, NATO’nun gelecekte de etkili bir ittifak olarak varlığını sürdürebilmesi için iç çekişmelerini ve bölgesel anlaşmazlıklarını geride bırakması gerektiğini söyledi. NATO’nun 7 Ekim sonrasında Gazze konusunda sergilediği tutumu eleştiren Babacan, ittifakın bu süreçten ders çıkarması gerektiğini belirtti.

Babacan, “Gazze konusundaki o felaket kötü pozisyonlanmasından sıyrılarak geleceğe dair ciddi dersler çıkarabilir. Buna da Türkiye öncülük edebilir” dedi.

“Barışın tarafı, dini ve dili yok”

ABD ve Avrupa ülkelerinin barış, güvenlik, demokrasi ve insan hakları konusunda tutarlı bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini kaydeden Babacan, bu değerlerin ülkelere veya kimliklere göre değişmemesi gerektiğini söyledi. Babacan, “Bunun tarafı yok, bunun dini yok, bunun dili yok. Gerçek ve ilkeli bir pozisyon geliştirmek durumundalar” ifadelerini kullandı.

Yeni bir NATO anlayışının oluşturulması hâlinde bunun yalnızca askerî güvenliğe değil, barış, demokrasi ve insan haklarına dayanan bir perspektifle şekillendirilmesi gerektiğini belirten Babacan, Türkiye’nin bu süreçte öncü rol üstlenebileceğini savundu.

 

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme