Türkiye'nin ekonomisi güçlü

AK Parti TBMM Grup Başkanı İsmet Yılmaz, Malatya'da Battalgazi İlçe Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, 'Gerek içeriden gerek dışarıdan bu kadar saldırıya uğrayan bir ülkenin ekonomisi çökmediyse Türkiye'nin ekonomisi güçlüdür' dedi.

Yılmaz, partisinin Battalgazi İlçe Danışma Meclisi toplantısında yaptığı konuşmada, son iki yıldır olağanüstü bir dönemden geçildiğini, salgınla birlikte dünya genelinde ekonomik dengelerin sarsıldığını, son 30 yıllık dönemde küresel yoksulluk oranının ilk defa arttığını ve enerji fiyatları ve taşıma maliyetlerinin hızla arttığını anlattı. Küresel tedarik zincirinde ve ara malı temininde yaşanan aksaklıkların arz talep dengesizliği oluşturduğunu, dünya genelindeki kuraklık, olumsuz iklim koşulları ve stoklama eğilimindeki artışın gıda fiyatlarının da yükselmesine neden olduğunu ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin de bu gelişmelerden etkilendiğini, bu olumsuzluğun etkilerini en aza indirmek için hükümetin birçok tedbir aldığını, salgından etkilenen kesimlere birçok destekler verildiğini dile getirdi.

Bunları çözecek gücümüz var

Yılmaz, şunları kaydetti: "2002'den bu yana verilen desteklerin miktarı 700 milyarı aştı. Enflasyonla mücadelede vergi indirimleri ve fiyat ayarlamalarıyla 125 milyar liranın üzerinde kamu gelirinden vazgeçildi. Bahsedilen bu tutara doğal gaz ve elektrik alanında verilen destekler dahil değildir. Maruz kalınan kuraklık neticesinde hidroelektrik santrallerinin toplam elektrik içindeki üretim payı yüzde 30'un üstünden yüzde 20'nin altına düştü. Bu doğal gaz elektrik üretimini arttırdı. Elektrik üretim maliyetini de arttırdı. Söz konusu maliyet artışlarını vatandaşlarımıza en az düzeyde yansıtıp maliyetin önemli bir kısmını devletimiz üstleniyor. Şu anda ısınma amaçlı kullanılan ve ülkemizde 100 birime mal edilen doğal gazı beşte bir fiyatına yani 20 birime vatandaşımıza satıyoruz. Elektriğinse üretim maliyetinin yüzde 50'sini daha düşük fiyata sunuyoruz. Ülkemizin sorunları var mı, var, enflasyon var mı, dünyada da var, işsizlik var, dünyada da var. Pandemi, salgın hastalık var, dünyada da var. Aksayan yönlerin ve yaşanan sıkıntıların farkındayız. Bunları çözecek gücümüz de var, tecrübemiz de var, kararlılığımız da var. En kötü günleri aştık, yine inşallah bu sıkıntılı dönemi de hep birlikte, beraberce aşarız. Bu ülke bizim, bu vatan bizim, sorumluluk da bizim, bizim asli vazifemiz gerçek resmi göz ardı etmeden Türkiye'nin geleceğine olan inancı arttırmaktır." Salgın döneminde reel sektörün ayakta kalması ve istihdamda sürekliliğin sağlanmasının oldukça önemli olduğunu belirten Yılmaz, uygulanan politikalarla 2020 yılında Türkiye'nin yüzde 1,8, 2021 yılında da yüzde 11 büyüdüğünü, 2021 yılında milli gelirin 717 milyar dolardan 802 milyar dolara ulaştığını, kişi başına düşen gelirin 9 bin 539 dolara yükseldiğini, cari açığın azaldığını söyledi.

Türkiye'nin ekonomisi güçlüdür

Türkiye'nin en güçlü dönemini yaşadığını kaydeden Yılmaz, şöyle konuştu: "Gerek içeriden gerek dışarıdan bu kadar saldırıya uğrayan bir ülkenin ekonomisi çökmediyse Türkiye'nin ekonomisi güçlüdür. Dışarıdan saldıranları biliyorsunuz ama bir parti lideri hatta Meclis'te ikinci çoğunluğa sahip partinin lideri iş adamları toplantısında 'Türkiye'de can ve mal emniyeti güvenliği yok' diyorsa 'benim can güvenliğim yoksa yabancı sermaye niye gelsin?' diyorsa ve bunu bir kez değil müteaddit kez söylüyorsa, buna rağmen mal güvenliğinin olmadığının ifade edildiği bir dönemde organize sanayi bölgelerinde yatırımcı yatırım için yer arıyorsa ekonomimiz güçlüdür. Yabancı yatırımcı niye gelsin denildiği bir dönemde 2020 yılında 7,5 milyar dolar, 2021 yılında 14,2 milyar dolar yabancı yatırımcı gelmişse ekonomimiz güçlüdür. Yine aynı siyasi partinin lideri Alman dergisine röportaj verirken 'Alman turistler Türkiye'ye gelmek istemiyor, herhangi bir nedenle tutuklanmaktan korkuyor. Bu korkuyu duymakta haksız mı?' diyen gazeteciye 'ne yazık ki böyle bir ortamımız gerçekten mevcut olduğunu tespit etmek durumundayım. Uzun zamandır Türkiye'de hiç kimse için güvenlik garantisi olmadığını söylüyorum. Ne canınız ne de malınız mülkünüz için' diye cevap vererek ülke ekonomisinin kötüye gitmesi için elinden gelen her şeyi yapan bir muhalefet partisi liderinin olduğu yerde sizin turizminiz de ekonominiz de güçlüdür." Muhalefetin bütün argümanlarına rağmen hizmetlerini anlatacaklarını, ekonomideki iyi gelişmeleri aktaracaklarını dile getiren Yılmaz, "Muhalefet geçen yıl 17 bin 184 şirketin kapandığını söyleyecek, biz aynı süreç içinde 111 bin 125 yeni şirketin açıldığını ve 42 bin 839 şirketin de sermaye arttırdığını söyleyeceğiz. Sadece bu yılın ocak ve şubat ayında 21 bin 513 şirket açıldı, 5 bin 286 şirket sermaye arttırdı. Muhalefet yapılmayanları söyleyecek, biz yapılanları söyleyeceğiz. Nihayetinde hakem halktır. Halkın gözü de terazidir ve bu gözün de bugüne kadar yanlış tarttığı görülmemiştir." dedi.

Diğerleri yıkacak biz yapacağız

Türkiye'nin ehil olmayan ellerde kaybedeceğini belirten Yılmaz, "İnanıyorum Malatyalı hemşehrilerim de uzmanını, ustasını, tecrübelisini arayacaktır diyorum. Diğerleri söyleyecekler eksiklikleri ama bizim hizmetlerimiz var, diğerlerinden farkımız var. Diğerleri yıkacaklar, biz yapacağız, diğerleri bölecekler biz bütünleştireceğiz, diğerleri olmayanları söyleyecek, biz olanları söyleyeceğiz. Onların bu ülkeye çakmış oldukları tek bir çivi yok." diye konuştu. Hizmetlerini halka anlatmayı sürdüreceklerini dile getiren Yılmaz, "6 bin kilometre bölünmüş yol varken 28 bin kilometreden daha fazla bölünmüş yol yaptık. Sizlerin 80 yılda yaptığı yolun kat kat fazlasını yaptık. 26 havaalanı varken biz 57 havaalanı yaptık. Dün Tokat Havaalanı'nı açtık. Sizin 87 yılda yaptığınızın daha fazlasını yaptık diyeceğiz. 87 yılda yaptığınız barajdan daha fazlasını, 87 yılda yaptığınız göletten daha fazlasını, 87 yılda kullanılabilir tarıma açtığınız araziden kat kat fazlasını bizim dönemimizde yaptık. Allah'a hamdolsun vatandaşımızın karşısına yüz akı ile gideceğiz. Ancak bizim bunları anlatmamız lazım. Diğer taraf algı siyaseti yapıyor. Bir yalan söylüyor o yalanı birisi de doğru diye alıyor. Tokat Havaalanı'nın 2 milyon 400 bin yolcu kapasitesi var. Devlet yaptı, yap işlet değil. Ancak gazetede diyor ki 20 bin kişi gelir. Geriye kalan 2 milyonun üzerindeki insanı da devlet cebinden öder' yazmış. Birisi de onu okuyacak bak yine milleti zarara uğratacak bir yatırım yaptı diye birilerinin aklına gelecek. Düşünüyorlar ki 'yalan söyleyelim bir kişi bile inansa kardır' diyecekler. Bizim vazifemiz, her şeyin doğrusunu söyleyeceğiz. Vatandaşla birlikte olduktan sonra inşallah geleceğimiz daha güzel, daha aydınlıktır." diye konuştu. İsmet Yılmaz, toplantının ardından beraberinde Malatya Valisi Aydın Baruş, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci ve Öznur Çalık ile Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ile Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan'ı evinde ziyaret ederek bir süre görüştü.

Bakmadan Geçme