ABD İran'a mı Saldıracak? Babacan'dan 4 Maddelik Analiz
AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, ABD-İran hattında yükselen tansiyonu ve Türkiye'nin 'ilmek ilmek' işlediği diplomasi trafiğini değerlendirdi. Babacan, Washington'ın Tahran'dan dört kritik talebi olduğunu belirterek, bölgesel bir savaş riskine karşı uyarıda bulundu.
AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, katıldığı bir televizyon programında ABD-İran gerilimi ve Türkiye'nin bölgesel diplomasi sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, Türkiye'nin Haziran'dan itibaren yoğunlaşan diplomatik temaslarla olası bir bölgesel çatışmanın önüne geçmeye çalıştığını söyledi. ABD'nin İran'a yönelik dört temel stratejik hedef belirlediğini anlatan Babacan, Cenevre görüşmelerini de yakından takip ettiklerini bildirdi.
ABD'nin hedefi İsrail’in güvenliği
ABD'nin Ortadoğu politikasını iki ana eksen üzerinden değerlendiren Babacan, Birinci eksenin İsrail'in güvenliğini kalıcı biçimde güvence altına almak ve Abraham Antlaşmaları çerçevesini genişletmek olduğunu belirtti. İkinci eksenin ise bölgedeki İran destekli vekil güçlerin tasfiyesi ve Basra-Hürmüz hattının ABD nüfuz alanına alınması olduğunu kaydeden Babacan, "ABD bölgedeki vekil güçlerden, vekalet unsurlarından, çoğunluğu da İran tarafından yönetilen, sevk edilen, idare ettiği bilinen vekalet güçlerinden bölgeyi tamamen temizleyerek buraya ilişkin kendi nüfus ve etki alanının içerisinde oluşabilecek bir istikrar havzası parantezinde bakmak istiyor” dedi.
İran'a Yönelik Dört Stratejik Talep
ABD'nin İran'dan karşılanmasını beklediği talepleri dört başlık altında sıralayan Babacan, “Uranyum zenginleştirme programının durdurulması, mevcut uranyum stoklarının tasfiyesi, balistik füze meselesinin çözüme kavuşturulması ve bölgedeki vekil güçlerin ortadan kaldırılması. Haziran 2025'deki 12 gün savaşından sonra İsrail açısından çok belirgin bir, tırnak içerisinde İsrail için söylüyorum, gerçeklik ve tehdit halinde belirmiş olan balistik füze meselesi ve dördüncüsü de İran'ın yönetmiş olduğu, yönetmekte olduğu bölgedeki vekil güçlerin tasfiyesi. Dolayısıyla şimdi zor bir denklem var İran'ın karşısında. ABD maksimalist şekilde bunların tamamının kazanımını elde etmek istiyor" dedi.
Trump'ın İç Siyasi Hesapları
Babacan, yaklaşan Kasım ara seçimlerinin Trump’ın hamlelerini kısıtlayabileceğini belirterek, "Trump, ABD’yi uzun süreli bir bölgesel çatışmanın içine, yani bir bataklığa sürüklemekten kaçınacaktır" dedi. Cenevre'de İran Dışişleri Bakanı ile ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff arasındaki temaslara da değinen Babacan, İran’ın masaya sadece nükleer dosyayı değil, süreci yumuşatacak ilave teklifleri de getirebileceği izleniminin oluştuğunu ifade etti.
Türkiye yoğun diplomatik trafik yürütuyor
Türkiye'nin bölgesel çatışmayı önlemeye yönelik yoğun diplomatik trafik yürüttüğünü anlatan Babacan, bu sürecin Haziran'dan itibaren belirgin biçimde hız kazandığını söyledi. Katar, Mısır ve bazı Körfez ülkelerinin de sürece dahil olduğunu belirten Babacan, bu ülkelerin normalde birbirinin muarizi konumunda durduğuna dikkat çekti.
En Kötü Senaryo Bölgesel Yayılma
Babacan, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı: “Gerçekçi duran bir zemindeyiz ve bu yüzden bizim bütün politikalarımız, diplomasi süreçleri de tam olarak hani olası senaryoların kötüsünden iyisine dair, ama en kötüsü olası bir bölgesel yayılma ve çatışma durumudur. Biz bunun engellenmesi için uğraşıyoruz ve hâlâ da aynı durumdayız. Umarız en azından Trump bir büyük devletin politikasını ufak hesaplar doğrultusunda harcamayacaktır.”
Kaynak: Bülten-Haber Merkezi
Bakmadan Geçme