Değerli okurlar,
Dünyanın ve insanlığın tarihini düşündüğünüzde bir insan hayatının yeryüzünde ne kadarcık hüküm sürdüğünü, ne kadarcık alan kaplayacağını, ne oranda yer işgal edebileceğini düşünebiliyor musunuz?
Bir an düşünelim, bir insanın ömrü, sonsuz uzay boşluğunda binlerce ışık yılı uzaklığında belli belirsiz görülebilen sönük bir yıldız ışıltısı cesameti kadarcık, varla yok arasıdır. İnsanlığın dünya serüveni, gökyüzünde milyarlarca belli belirsiz parlayan ışık hüzmeleri misali, insan sayısının en kısa ifadesi yatık sekiz şeklinde yazılabilir, anlatılabilir.
İnsanlık ailesinin kahir ekseriyeti, şairin "İşte Geldik Gidiyoruz; Şen Olasın Halep Şehri" dizesinde dediği gibi, akmakta olan hayat ırmağının üzerine düşmüş bir güz yaprağı gibi hüzünle ömrünü tamamlar ve akar gider; geride kendisini hatırlatacak hiçbir iz bırakmadan... Avamın genel karakteristiğidir bu minval.
Oysa diğer yandan tarihin akışını değiştiren, insanlığa merhale atlatan, yepyeni ufuklara doğru aklını ve gönlünü kaptıran sıradışı ve aykırı tabiatlı tasarım ruhlu mucit insanlar bulundukları toplumlarda genellikle yadırganır ve dışlanırlar. Çünkü, tezlerinin örnekliği olmadığından, muhayyel olmakla, hatta saçma sapan işlerle uğraşmakla itham edilirler.
Onların zihni melekeleri öyle idrak ile çalışmaktadır ki, tıpkı satranç oyunundaki gibi birkaç hamle sonrasını görmekte ve hesap etmektedir. Her ne kadar soyut düzlemde hayallerini tasarlasalar da , hayallerinin son aşamada somut gerçekliğini erkenden görme kabiliyetleri sayesindedir bitmez tükenmez enerjileri ve kararlılıkları.
Özdemir Bayraktar, savaş teknolojisine getirdiği yenilikle bir çığır açmıştır. Örneğin Azerbaycan'ın Karabağ'ı Ermenistan'dan kurtardığı 44 günlük savaşta kullanılan SİHA'ların başarısı.
Önceki gün TRT 1 Televizyonunda Rahmetli Özdemir Bayraktar'ın Milli Teknoloji Hamlesini içeren ve hayatının son yirmi yılını bu uğurda feda edercesine oğlu Selçuk'la beraber sahada canla başla çalışmasını konu edinen belgesel yayımlandı.
Türkiye’yi insansız hava araçları (İHA- SİHA) teknolojisinde dünya standartlarına yükselten sürecin kahraman ismi Özdemir Bayraktar’ın hayatını ve mücadelesini söz konusu edinen belgeselde askerler, bilim insanları ve ilgili kişiler samimi duygularla şahidi oldukları olay, olgu ve gözlemlerini etraflıca anlatıyorlardı.
Bilgi ve tecrübeyi idealler, hayaller ve vatan sevgisiyle hayata taşıyan, kararlı ve bir o kadar da mücadeleci vizyonu ve projeleriyle yeni nesillere ışık tutan bir mühendisin yolculuğunu ekrana getiren belgeselde, Bayraktar’ı, hikayesine adım adım tanıklık eden ailesi, en yakınları ve dostları hasretle yad ettiler.
Belgeselde Baykar CEO’su Haluk Bayraktar, babası Özdemir Bayraktar’ın sürece kaynak yaratmak için sahip olduğu daireleri sattığını belirterek, bu yola “Kendi maddi imkânlarımız neyse onunla yapacağız” anlayışıyla çıktığını aktardı. Haluk Bayraktar, o dönemde bu işi nasıl yürütecekleri sorulduğunda ise babasının şu sözlerle karşılık verdiğini ifade etti:
“Para veren emir verir. Emir verense bu işin olmaması için emir verir.”
Gerçekleşen Tam Bir Özgüven Devrimi
Osmanlı Devletinin tarih sahnesinden çekilmesinin ardından canhıraş mücadeleler neticesinde kurulan genç ve yoksul Türkiye Cumhuriyeti, kıt kaynaklar ve sınırsız ihtiyaçlar nedeniyle geri kalmışlık ezikliği içerisinde yüz yılı devirmiştir. Halâ halkına müreffeh bir yaşam imkânı sunmaktan çok uzak, gelir dağılımı dengesi akla ziyan adaletsiz ve herşeyden önemlisi halkın ümidi sönük ve özgüven duygusu köreltilmiş. Üstelik karar merciindeki yetkililer destek olmaları gereken yeni atılımlara en masum yaklaşımla köstek olmayı marifet sanıyorlar. Esasen yaptıkları engellemelerin tam Türkçe karşılığı hıyanettir.
Müteşebbis ruhlu, gözü kara, havacılık mühendisi ve savaş pilotu, azimli vatansever insanlardan Vecihi Hürkuş'u anlatıyor Hürriyet'ten Fatih Çekirge:
"Vecihi Hürkuş... Yaptığı uçağı uçurabilmek için Türkiye’den izin alamıyor. Tek çare uçağının parçalarını trenle Prag’a gönderiyor. Ancak oradan aldığı ruhsatla uçağına atlayıp Türkiye’ye geliyor. Onun bu başarısını görmeyen “körlük günleri”ne gidiyorum."
Fatih Çekirge ardından sözü Nuri Demirağ'a getiriyor:
"Nuri Demirağ’ın uçağına ve kurduğu havayolu şirketine bir türlü izin verilmeyen 1940’lı yıllara geliyorum."
Rahmetli Özdemir Bayraktar da bir nefer gibi, tevazuundan taviz vermeden Gabar'da Cudi'de ve bürokrasi koridorlarında canı pahasına verdiği mücadelesinde yeldeğirmenleriyle az savaş vermedi. Sonunda alnının akıyla muzaffer olmanın bahtiyarlığını Allah ona nasip etti.
Özdemir Bayraktar'ın hem mesai arkadaşları hem de oğulları olan "Selçuk ve Haluk Bayraktar, bu “özgüven devrimi”ni müthiş bir heyecanla anlatıyorlar. Selçuk Bayraktar, o sohbet sırasında SİHA ihracat pazarında dünya lideri olduklarını gururla söylüyor Fatih Çekirge'ye.
Özdemir Bayraktar'ın hayat hikâyesi, sosyal sorumluluk bilinciyle özgüven aşılanması anlamında yetişmekte olan genç neslimize ilkokullardan başlayarak üniversite sıralarına kadar bütün eğitim-öğretim kurumlarının gündemine alınmalı, işlenmelidir.
Özdemir Bayraktar Kimdir?
(1949-2021)
Özdemir Bayraktar, 1949 yılında aslen Trabzon Sürmeneli olan Balıkçı Lütfi Reis'in oğlu olarak Sarıyer'in Garipçe köyünde doğdu.
Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun olan ve 1967'de İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümüne giren Özdemir Bayraktar, başarılı bir eğitim döneminin ardından 1972 yılında mezun oldu. Mezuniyetinin ardından 2 yıl boyunca İTÜ Motorlar Kürsüsü Profesörü İsmail Hakkı Öz'ün araştırma asistanlığı görevini yürüten Bayraktar, içten yanmalı motorlar konusunda yüksek lisans çalışmasını tamamladı. Bayraktar, Türkiye'nin sanayi sektöründe öncü rol üstlenen birçok fabrikanın (Burdur Traktör, İstanbul Segman, Uzel vb.) kuruluş ve yeni yatırımlar aşamasında teknik yönetici görevlerinde çalıştı.
Özdemir Bayraktar, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu olan ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'nda bilgisayar programcısı olarak çalışan Canan Bayraktar ile dünya evine girdi. Özdemir ve Canan Bayraktar çiftinin bu evlilikten Haluk, Selçuk ve Ahmet adında 3 çocukları dünyaya geldi.
1984 yılında otomotiv sektörüne yönelik yerlileştirme çalışmalarına katkı sunmak maksadıyla Baykar Makina'nın kuruluşunda yer alan Özdemir Bayraktar, tek bir matkap makinası ile kurduğu Baykar'da hassas talaşlı imalat sektörüne yönelik birçok özgün makina tasarımı ve imalatı, parça işleme aparat tasarım süreçlerini yönetti. Baykar'ın milli ve özgün İnsansız Hava Aracı teknolojisi geliştirmesi atılımında öncü rol üstlenen Bayraktar, bu projelerin hayata geçirilmesinde tasarım aşamasından prototip aşamasına, imalat aşamasından yatırım planlamasına kadar her aşamada aktif ve lider olarak yer aldı.
Bayraktar, Baykar tarafından TSK için geliştirilen ilk insansız hava aracı olan Bayraktar Mini İHA Ar-Ge çalışmalarının yapıldığı 2005-2009 yılları arasında Güneydoğu Anadolu bölgesinde askerler ile birlikte gerçekleştirilen çalışmalara liderlik yaptı. Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen tüm ürünlerin tasarımlarını çizen Özdemir Bayraktar, Bayraktar TB2 ve Bayraktar AKINCI TİHA'ya karakterini veren özgün tasarımların da sahibidir.
Özdemir Bayraktar, Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar TB2 SİHA'ların Karabağ'ın Ermenistan işgalinden kurtulmasına sunduğu katkı nedeniyle 2021'de Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından Karabağ Nişanı'na layık görüldü.
Havacılığa olan merakı dolayısıyla hususi pilot sertifikası bulunan Özdemir Bayraktar, Türkiye'nin insansız hava araçlarını ilk üreten, dünyada SİHA'ların gelişmesine öncülük eden, yaratıcı müteşebbis bir Türk olarak tarihe geçmiştir.
KAYNAK: Özdemir Bayraktar | Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti Belgeseli:
https://www.youtube.com/watch?v=pwqI5OOc5EA&t=191s
