Cengiz Dere / Manevi Danışman

Bir Kadın Kocasının Duygusal Bakımını Nasıl Yapmalıdır?

Cengiz Dere / Manevi Danışman

Erkekler sanıldığı gibi duygusuz değildir; sadece duygularını sessizce taşırlar. Gün boyu karar verir, yük alır, sorumluluk çözer. Akşam eve geldiklerinde ise en çok ihtiyaç duydukları şey sorgulanmak değil, rahatlayabilmektir.
Bir erkeğin duygusu soruyla değil, alan açılarak onarılır.
“Ne oldu?” yerine
“Hoş geldin, yorulmuş görünüyorsun” demek, zihinsel rahatlama sağlar. Zira erkek, duygusunu anlatmadan önce güvende hissetmek ister.
Kadın, kocasının duygusunu konuşarak değil, gözlemleyerek okur. Eve girerken adımı, selamı, bakışı, oturur oturmaz telefona yönelmesi… Bunların hepsi iç dünyasının dışa yansımasıdır. Psikolojide buna duyguyu aynalama denir. Erkek, duygusu doğru yansıtıldığında rahatlar; “Biri beni gördü” hissi oluşur.
Akşamın en kritik anı, ilk karşılamadır. Bir insan bir ortama girdiğinde ilk dakikada şunu ölçer:
“Burada gevşeyebilir miyim?”
Yumuşak bir ses tonu, sakin bir bakış, telaşsız bir hâl; bütün günün yükünü hafifletebilir.
Takdir, erkeğin duygusal yakıtıdır.
“Bugün çok şey taşımış gibisin” gibi sade bir cümle, benlik algısını onarır. Takdir açar. Ama eleştiri kapatır,  Erkek övgüyle yürür.
Temas ise erkek için sözden önce gelir. Bir gülümseme, göz teması, kısa ve sıcak bir dokunuş… Talep içermeyen bu temas, stres hormonunu düşürür ve güven duygusunu artırır. Erkek rahatlamadan iletişime açılmaz.
Yatak odası da sadece fiziksel bir alan değil, yeniden bağlanma mekânıdır. Erkek sevildiğini bedeniyle hisseder; bu da derin bir duygusal onarım sağlar.
Her akşam duygusal bakım gören erkek zamanla daha az öfkelenir, daha çok paylaşır, daha güçlü bağlanır. Ve içinden şunu geçirir:
“Bu evde değerliyim.”
Kadın erkeği değiştirmez; dengeye getirir.
O bir psikolog değil, ama duygusal bir bahçıvan olmalıdır.
Toprağı yumuşatır, su verir, güneş olur.
Erkek de bu iklimde kök salar.

Yazarın Diğer Yazıları