Evlilikten sonra yapılan en büyük hatalardan biri, eşin isteği ve duygusu hesaba katılmadan aile ziyaretlerinin dayatılmasıdır. Dışarıdan “vefalı evlat” gibi görünen bu tutum, çoğu zaman bağımlı evlat psikolojisinin ürünüdür. Erkek ailesini sevdirme adına baskı yaptıkça, kadın kendini bir gelin değil, yabancı bir misafir gibi hisseder. İçten gelmeyen ziyaretler, samimiyet değil soğukluk üretir; sevdirilmek istenen anne-baba zamanla eş için bir çekilme alanına dönüşür. Böylece “biz” bilinci zarar görür, evlilik aileler arası bir mücadeleye sıkışır.
Aile bağlarını korumak isterken, eşinizi onlara bir "düşman" haline getirmeyin. Şu çözüm İlkelerini uygulayın:
Acele Etmeyin, Zaman Tanıyın: Yeni kurulan "biz"e alışmak için zaman gerek. Her hafta düzenli ziyaret dayatması, ilişkiyi boğar.
Zorlamayın, Davet Edin: Sevgi ve saygı, zorla sipariş edilemez. Kalpten gelen bir yakınlık için güvenli ve davetkar bir ortam oluşturun.
Dengeyi Koruyun: Eşinizin de bir ailesi var. Karşılıklı saygı ve adil bir denge, huzurun anahtarıdır.
İki tarafın güzel taraflarını söyleyin. Şikayetleri taşımayın. Eşinizi ailenize şikayet etmek, gelecekte onarılması güç yaralar açar. iki taraf arasında iyilik çoğalırsa sevgi çoğalır ve gönül köprülerini onarır.
5. Bu ilke çok önemli: Anne-babaya iyilik farz Eşe eziyet haram, Farz olan bir şey, haram işleyerek yerine getirilemez.
Sevgi zorla kurulmaz, merhamet baskıyla yeşermez. Eş, sürüklenecek bir eşya değil; iradesi, sınırı ve kalbi olan bir insandır. Evlilikte asıl sadakat, aileyi eşe zorla sevdirmek değil; eşi koruyarak aileyle denge kurabilmektir. Çünkü evlilikte en büyük emanet, “biz” duygusudur. Bu duygu korunduğunda herkes kazanır; zedelendiğinde ise herkes kaybeder.