Malatyalı Hasan Bey
Cafer Çelik
Malatyalı Hasan Bey, şehir çevresinde tarlaları, bahçeleri olan, birçok rençperler çalıştıran, şehrin eski ailelerinden biri. Harmanlarından hissesine düşenin çoğunu muhtaçlara dağıtan, haftada bir gün çevrenin beylerini, bir günde halk ileri gelenleri konağında toplayan, çevrede olan hayırlı, şerli gelişmeleri sorup-soruşturan, yararlıları artırmak, zararlıları önlemek için yapılacakları konuşan kimse.
Hasan Bey bir dükkanda otururken karşısındaki zahireci dükkânına çevrede tanınan Bulgurcu hocada girer, bir şeyler tarttırıp-ölçtürüp ayırır, kesesinden çıkarıp esnafa parasını uzatır. Esnaf, bu para iki mangır der. Hoca cebinde dört manat, iki mangır olduğunu bilmektedir, gelirken yolda dilenciye yanlışlıkla mangır yerine manatları vermiş. Almak istediklerini bırakmış, evde hanımına olanları anlatmış, bir şey alamayacağız, bu yılı cumalıkla geçireceğiz. O zaman hocalara aylık verilmezdi, her Cuma, mahallenin durumu iyi olanlar birer kap yiyecek, üç, beş mangır para verirlerdi. Hocada paraları biriktirmiş, kışlık toptan bir şeyler almak istemiş, o da nasip olmamış.
Hasan Bey zahireciden hocanın durumunu öğrenmiş, hocanın ayırdıklarına ilaveler de yaparak iki hamalla, birde kavurmalık keçide ekleyerek göndermiş. Hasan Bey’in hanımı hamamda beylerden birinin hanımının elbisesini çok beğenmiş, beyinden aynı elbise istemiş, Hasan Bey beyden elbiseyi görmek için istemiş, haftalık beyler toplantısında elbise gelmiş, Hasan Bey sobaya attırıp yakmış, halkla aranızı fazla açmayın, alamadıkları şey için eziyet çeker, üzülür, halkı üzmeye, eziyet vermeye hakkınız yok diye konuşmuş. Hasan Beyin yakınlarından bir kadın, memur hanımlarıyla toplantılara katılırmış, kadınların elbise yaptıkları kumaşlardan şalvar yaptırırmış. Bu durum kadınların dikkatini çekiyor. Aldıkları cevap, Hasan Bey’in cevabı.
Hasan Bey istasyon virajı çevresinde gezinirken iki eşeğiyle Balyanla bir köylüyle karşılaşır. Köylü odununu satmış, köyüne dönmektedir. Bir kısım eşyasını çarşıda unutmuştur, hayvanlara bakacak birini araştırmaktadır. Hasan Bey’e yaklaşır, durumu anlatır, çarşıya gidip, gelinceye kadar hayvanlarına bakmasını söyler. Hasan Bey hayvanlara bakar, köylü eşyalarını getirir. Hasan Bey-köylüye, sizde odalarda bir şeyler anlatırlar, sende ben Hasan Bey’e eşek otlattırmış adamım diye bu durumu anlatabilirsin.
Onlar Malatya’yı doğup, büyüdükleri yer, halkını candan vatandaş bilirlerdi. Halkının dertleriyle dertlenirler, muhtacına yardım eder, herkese sevgi gösterir, herkesten hürmet görürlerdi. Mahkemelerin yıllarca halledemedikleri anlaşmazlıkları dakikada hallederlerdi. Huzursuzluk duydukları durumları anlatacakları, yardım görecekleri çevrenin büyükleriydi. Şimdi bir başıboşluk yaşanıyor, kimse birbirleriyle ilgilenmiyor, ilgilenmek istemiyor, milyonlar içinde tek yaşanıyor.