Hayırlı ve Mübarek Zamanlar
Cafer Çelik
Allah biz kullarını ümitsizlikten kurtarmak, ahirette yüksek makam ve mükafata eriştirmek için çok hayırlı, mükafatlı aylar, günler, geceler, saatlar ihsan etmiş, bunların zamanlarını, faziletlerini buyurmuş ve duyurmuştur. Ramazan ayı, üç aylar, kadir, miraç, berat geceleri, Cuma günü bu çok bereketli, mübarek zamanlardandır. Bu zamanlarda yapılan ibadetlerin mükafatı çok yüksektir. Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Bu gecelerde yapılan duaların kabul olması, mükafatı çok fazladır.
İnsanlar, gafil, cahil olarak büyük, küçük günahlar işledikleri olur, af olunma ümidi azalır, mübarek zamanları uygun değerlendirerek ümitsizlikten kurtulur, kalan ömrünü güven içinde isyandan korunarak, ibadetine devam eder. Yaratıcı biz yarattığı kullarını cezalandırmak değil mükafatlandırmak ister. Kulların gafil ve isyankar durumları, tövbe etmezlerse cezalanmayı gerektirir.
Allah yaratıklarının huzurlu olması, ahirette mükafat görmesi, sonsuz saadete ermesi için uyması, uygulaması için emir ve yasaklarını şunca nebi ve resulleriyle tebliğ ettirmiş, son ilahi yasa tamamlanmış, tüm insanlığın kıyamete kadar bilmesi, inanması, uyması, uygulanmasını istediği Kur’an‘ı Kerim yasası ilahi kaynaktan geldiği gibi, korunmuş olarak elimizdedir. Kur’an son ilahi kelam; peygamberimiz Hz. Muhammed son nebi, resuldür.
İman ve itaat insanı yanlış yasaktan korur, dünya huzuruna, ahiret ebedi saadetine vesile olur. Yüreklerden Allah inanç ve cehennemde ceza korkusu silinirse, insanın isteyip de yapmayacakları yapamayacaklarıdır. Şerler dünyada, memlekette, çevrede değil, aile içerisinde de, önlenemez. Babasını, anasını kardeşlerini öldürenler, onlara yasak haller yapanlar, çok zaman duyduklarımız. Fırsat bulanlar fert ve devleti soymadan çekinmiyorlar. En büyük noksanlık ele geçen suçlulara ceza verecek adil şahitlik ve uygulama yapacak kimselerin çok az bulunması. Çoğu zaman parası olmayan suçluların ceza gördüğü, parası olanların tahkikat yapanlarla anlaştığı cezalanmaktan kurtulduğunu duyuyoruz. Yaptığı işin manevi mesuliyetine inanmayanlarla adalet uygulanamaz. Edepsizleştilmiş, inançsızlaştırılmış insanlarda suç işleyenler artar, suçlunun cezalandırılması için şahitlikler de, uygulanamaz. Bozulmuş insanlarla, adil iş yapmak… Temel insandır, temeli düzeltme çalışmaları yapılmalıdır. Soyguncular bu milletten hürmet görmekte, sayısı kabarık kimselerin vekaletini alarak makam kapıp, milleti soyma imkanı bulmaktadır.