Takım Olmalarını Bekleyeceğiz
Abdullah Ergün
Türk futbolunun alt liglerinde her sezon farklı hikâyelere tanıklık ediyoruz. Ancak bu sezon 3. Lig 2. Grup, adeta bambaşka bir senaryo yazıyor. Özellikle Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nün içinde bulunduğu tablo, futbolun ne kadar kırılgan ve değişken bir oyun olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Öyle bir puan durumu oluşmuş ki; alt sıralarda yer alan takımlar iki galibiyetle play-off hattına yaklaşabiliyor, üst sıralardaki ekipler ise iki mağlubiyetle bir anda küme düşme potasının içine girebiliyor. Bu istikrarsızlık yalnızca puan tablosunda değil, sahadaki oyunda da net şekilde hissediliyor.
Hafta sonu oynanan 12 Bingölspor karşılaşması bunun en somut örneğiydi. Şampiyonluğun güçlü adaylarından biriyle oynanan bu mücadelede, Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü açısından alınacak bir puan hatta puanlar, alt sıralarla mesafenin açılması adına büyük önem taşıyordu.
Ancak maçın geneline baktığımızda, rakip karşısında üretkenlikten uzak bir Malatya Yeşilyurt Kulübü izledik. Uzun bir aradan sonra Cemal Kaya’nın sahada yer alması ve yeni transferlerin takıma katılması, farklı bir oyun kimliği beklentisini doğurmuştu. Özellikle ofansif anlamda pas oyununa dayalı bir anlayışın devreye girmesi bekleniyordu.
Ne var ki maçın henüz başlarında Cemal Kaya’nın sakatlanarak oyundan çıkması tüm planları bozdu. Orta sahada onun yokluğu, geçiş oyununu çok iyi oynayan 12 Bingölspor karşısında işleri daha da zorlaştırdı.
Osman Şahin, Eren Emre Aydın ve Muhammed Raşit Şahingöz’den oluşan rakip orta saha; futbolcu profilleri, oyun disiplinleri ve yardımlaşmaya dayalı yapılarıyla dikkat çekti. Uzun süre 10 kişi kalmalarına rağmen orta saha üstünlüğünü ev sahibi takıma bırakmadılar.
Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nün 72. dakikada yakaladığı tehlikeli pozisyon dışında rakip ceza sahasına girmekte dahi zorlandığını gördük. Pozisyon üretmekte ciddi sıkıntı yaşandı. Zaman zaman topa sahip olunmasına rağmen oyunu yönlendirmek ve rakip kalede tehdit oluşturmak neredeyse imkânsız hâle geldi.
Bu mağlubiyet yalnızca kaybedilen üç puan olarak değerlendirilmemeli. Aynı zamanda takım olma yolunda hâlâ aşılması gereken ciddi bir mesafenin bulunduğunu da ortaya koydu. Çünkü bu ligde yalnızca bireysel çaba yeterli olmuyor. Kazanmak için sahada bir bütün olmanız gerekiyor.
Bu takımın şu an en çok ihtiyaç duyduğu şey “hazır oyuncular”. Sezon başında kurulan kadroda pozitif futbola katkı sağlayan bazı isimlerin bilinen nedenlerle takımdan ayrılması, yapılan zamansız kongre ve sonrasında yaşanan belirsizlik süreci, takımın hazırlık kampı yapmadan ikinci yarıya başlaması… Tüm bu etkenler bugün sahada yaşanan problemlerin ana kaynağını oluşturuyor.
Sezonun kalan haftalarında Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nün en büyük ihtiyacı; taktikten, sistemden ya da kadrodan önce birlik duygusu olacaktır. Sahada birbirine güvenen, aynı hedefe inanan bir takım görüntüsü ortaya çıkmadığı sürece bu dalgalı tablo devam eder. Hazır takımlar karşısında, 12 Bingölspor maçında gördüğümüz manzaranın benzerleri yaşanmaya devam eder.
Maç öncesinde ve devre arasında bazı çevrelerin play-off hayallerine dair yaptığı yorumlara karşı şu cümleyi kurmak zorunda kalmıştım:
“Bu takım mevcut görüntüsünü sürdürdüğü sürece play-off hayal olur, hatta küme düşme korkusu son haftaya kadar yaşanır.”
Bugün gelinen noktada artık şunu net bir şekilde söylemek gerekiyor:
Bu takımın önce takım olmayı öğrenmesi şart.