Bir Haftalık Evrim
Abdullah Ergün
Futbolda bir haftada değişen yalnızca sahaya yansıyan skor değildir; bazen takımın sahaya yerleşimi, oyun anlayışı ve kazanma arzusuyla önem kazanır. Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü’nün son Kayseri deplasman galibiyeti tam olarak böyle okunmalı.
Geçtiğimiz hafta Mazıdağı Fosfat Spor karşısında alınan galibiyet, oyun bütünlüğü açısından ciddi soru işaretleri barındırıyordu. Malatya temsilcisi o karşılaşmada savunma hattı ile orta saha arasındaki mesafeyi doğru ayarlayamadı. Bloklar arası kopukluk özellikle geçiş savunmasında büyük boşluklar doğurdu. Rakip ikinci bölgede rahat top kullanabildi, kenar ortalarıyla tehdit yarattı. Skor kazanılmış olsa da oyun kontrolü büyük ölçüde rakibe bırakılmıştı.
Kayseri deplasmanında ise tablo belirgin biçimde değişti.
Öncelikle savunma yerleşimi çok daha dengeli konumdaydı. Dörtlü savunma hattı ile önlerindeki orta saha arasındaki mesafe daraltılmış, bloklar arası bağlantı güçlendirilmişti. Bu sayede rakibin merkezden oyun kurma girişimleri daha erken baskıyla karşılandı. İkinci bölgede yapılan alan daraltmalar topun kanatlara yönlendirilmesini sağladı ve bu durum savunma organizasyonunu ciddi anlamda kolaylaştırdı.
Hücum tarafında iki temel değişim dikkat çekti:
1. Geçiş oyunundaki hız artışı
Top kazanıldıktan sonra ilk pasın öne doğru oynanması tercih edildi. Bu yaklaşım, rakip savunma yerleşmeden yapılan hücumları artırdı. Kanat oyuncularının çizgiye basması, beklerin bindirmeleriyle genişlik sağlanması savunma dengesini bozdu.
2. Orta saha merkezinin artan etkinliği
Yenilenen kadroda oyun kurucu rolünü üstlenen Güney Tutçuoğlu, takımın hücum yönünü belirleyen ana aktörlerden biri oldu. Tayyip Kanarya ile kurduğu bağlantı, kenar hücumcularının bireysel üretimine duyulan ihtiyacı azalttı.
Orta saha oyuncuları yalnızca top dağıtan değil, üçüncü bölgeye koşu atan bir profile büründü. Ceza sahasına yapılan geç koşular savunmanın adam paylaşımını zorlaştırdı ve farklı skorun temel dinamiklerinden biri hâline geldi.
Bir diğer kritik başlık ise ön alan baskısıydı. Maçın ilk bölümlerinde reaksiyon presi oldukça zayıf kalırken, daha sonra 5–6 saniyelik yoğun baskı rakibi hayata zorladı. Rakip uzun topa zorlandı, ikinci toplar daha rahat toplandı ve oyun sürekli Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü lehine döndü.
Savunmanın solunda görev yapan Eren Şimşek’in hücuma verdiği destek önceki haftalara göre çok daha görünürdü. Hem savunmada hem hücumda bilinen kalitesini sahaya yansıtması, özellikle Güney Tutçuoğlu’nun oyun kurma yükünü hafifletti.
Ortaya çıkan farklı skor, yalnızca bireysel performanslarla değil, futbolcuların artan özgüveninin takım bütünlüğüne yansımasıyla açıklanmalı. Savunma–hücum geçişlerinin dengeli kurgulanması, bloklar arası mesafenin doğru ayarlanması ve oyunun iki yönünde disiplinli kalınması sezonun en net galibiyetini getirdi.
Ancak asıl mesele bu oyunun sürdürülebilirliği.
Ara transferlerle neredeyse tamamen yenilenen kadronun klasik uyum sürecini bir haftalık zaman diliminde aşmış görünmesi, alınan galibiyet kadar önemli bir gelişme. Birkaç hafta önce saha dışındaki gelişmelerle birlikte “ligde kalma” senaryoları konuşulurken, Kayseri deplasmanından sonra play-off söylemlerinin yükselmesi boşuna değil.
Yönetimin mali konularda yaptığı olumlu hamlelerin oyuncu grubuna hem psikolojik hem sportif anlamda yansıdığı artık net biçimde görülüyor.
Futbol bazen tabelada kazanılır.
Ama sezonlar, sahaya yerleşen oyun kimliğiyle şekillenir.