Ülke kâğıt üstünde zengin, mutfakta yoksul
TBMM Genel Kurulu'nda 2026 yılı bütçe görüşmelerin konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, 'Bu bütçe kimin bütçesi zenginin mi, yoksulun mu? Bu ülke kağıt üzerinde zenginleşiyormuş ama mutfakta yoksullaşıyor.' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda 2026 yılı bütçe görüşmeleri sona erdi. Bütçe görüşmelerinin son gününde CHP Grubu adına konuşan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, bütçedeki vergi miktarına tepki gösterdi.
Bütçe kimin bütçesi; zenginin mi, yoksulun mu?
Ülkede zengin olandan yeteri kadar vergi alınmadığını, aksine yoksuldan alındığını vurgulayan Ağbaba, "Öncelikle bütçenin memlekete hayırlı olmasını diliyorum ama hayırlı olmasını dilemek yetmez, bütçenin halkın sofrasına hayır getirmesi lazım. Getiriyor mu? İşte, temel mesele bu. Bakın, biz burada rakamları konuşuyoruz ama millet pazarda etiket konuşuyor. Biz burada hedef, program, oran konuşuyoruz; emekli evde tencere konuşuyor, asgari ücretli kira konuşuyor, çiftçi mazot konuşuyor, sanayici elektrik konuşuyor, gençlik gelecek konuşuyor. Bu bütçe kimin bütçesi; zenginin mi, yoksulun mu? Bu ülkede vergi alınması gerekenler yani üretmeden zenginleşenlerden yeteri kadar vergi alınmıyor. Yük kimin sırtında; ekmek alanın, elektrik faturası ödeyenin, minibüse binip işe gidenin sırtında. Bu ülke kağıt üzerinde zenginleşiyormuş ama mutfakta yoksullaşıyor. Bu ülke sunumunuzda hızla büyüyor ama pazarda küçülüyor. Bu ülke grafikte iyi görünüyor olabilir ama halkın yüzü gülmüyor. Adalete inancın olmadığı bir yerde ne ekonomi düzelir ne ülkeye yatırım gelir; demokrasiyi zayıflatır.” ifadelerini kullandı.
Her yüz çocuktan 72’sinin ikinci ayakkabısı yok
Türkiye'de her 100 çocuktan 71'inin giysi alamadığını, 72'sinin ikinci ayakkabısının olmadığını, her 100 çocuktan 77'sinin günde taze meyve ve sebze, 63'ünün et yiyemediğini dile getiren Ağbaba, "Her 100 çocuktan 77'si bisiklete binmemiş. Allah hiç kimseye evladı 'bana yemek al' diye kapısına geldiği zaman 'param yok' dedirtmesin, Allah, hiç bir vatandaşımıza evladı 'pantolon al' dediği zaman o duyguyu hiç bir anneye, hiç bir babaya yaşatmasın ama bu düzenin sorumlusu sizsiniz. İnşallah bu düzeni yıkacağız" şeklinde konuştu.
Veli yine gazel okuyor hele bi dinleyin daha dünlere kadar faiz banka batmaları döviz bir gecede üç katına çıkmalarını ne çabuk unuttular deprem yardımı olmasa işçiye memura maaş bile ödeyemeyenler kimlerdi anayasa kitapçığı atılması ile bir gecede halkını yüzde yüz fakirleştirenler kimdi cuntanın sayesinde devlet idaresine gelenler kimdi daha bunlar yakın zamanda olanlar hele tek parti dönemi açız diyenler ne yemelerini tavsiye edenler kimdi kıtlığın yokluğun dünkü mümessilleri bugün gazel okur oldular
Kürsüden “yoksulluk” edebiyatı yapmak kolaydır. Zor olan, eline bütçe geçtiğinde ne yaptığını millete izah edebilmektir. Bugün çıkıp “Bu bütçe zenginin mi, yoksulun mu?” diye soranların, yönettikleri belediyelerde kimin bütçesini kime aktardıkları ortadadır. Millet pazarda etiket konuşurken, CHP’li belediyelerde konuşulan rakamlar dudak uçuklatıyor. Emekli tencereyi, asgari ücretli kirayı, çiftçi mazotu düşünürken; CHP’li belediyelerde “çok özellikli” elemanlara günlük 100 bin lira yevmiye, danışmanlara, koordinatörlere, genel müdür yardımcılarına 300-350 bin lira maaş konuşuluyor. Bir milletvekili maaşı artık gündem bile değil; çünkü CHP’li belediyelerde sıradan yöneticilerin maaşı, milletvekillerini sollamış durumda. Cumhurbaşkanının maaşıyla neredeyse yarışan “basın danışmanları”, “özel görev tazminatları”, “ikramiyeli maaşlar” bu ülkede yoksulluğun değil, çifte standardın fotoğrafıdır. Her 100 çocuktan 72’sinin ikinci ayakkabısı yok diyorsanız, önce kendi belediyelerinizdeki ballı maaşları izah edeceksiniz. İşçinin maaşını ödeyemeyen, emekçiyi çıplak ayakla eyleme zorlayan belediyelerin, yandaş kadrolara ikramiyeli maaş dağıtması hangi adalet anlayışına sığar? Millet artık rakamdan çok ikiyüzlülüğü görüyor. Ve bu millet, kimin gerçekten yoksuldan yana olduğunu, kimin yoksulluğu siyasete sermaye yaptığını gayet iyi ayırt ediyor.
Bakmadan Geçme
