Türkiye'nin Ay yolculuğu için geri sayım!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin kendi geliştirdiği hibrit itki roket sistemine sahip Ay aracının 2027'nin ilk aylarında uzaya gönderileceğini açıkladı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 28. TÜBİTAK Gökyüzü Gözlem Etkinliği'nde Milli Uzay Programı'na dair değerlendirmede bulundu.

Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi iddiasında uzayın çok önemli bir yer tuttuğunu dile getiren Kacır, uzay ve uzay teknolojilerinin savunma sanayisi gibi kritik alanlar için de en stratejik altyapıları oluşturduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde çok kritik çalışmaları gerçekleştirdiklerini vurgulayan Kacır, uydu teknolojileri alanında BİLSAT, RASAT, GÖKTÜRK-2, Türksat 6A ve İMECE ile çok önemli bir kabiliyet oluşturduklarına dikkati çekti. Kacır, Milli Uzay Programı kapsamında derin uzay projelerini sürdürdüklerini belirterek şunları ifade etti:

“Mühendislerimiz, araştırmacılarımız, bilim insanlarımız Türkiye'nin kendi ay aracını geliştiriyorlar. Kendi hibrit itki roket sistemine sahip Ay aracımızı 2027'nin ilk aylarında uzaya göndereceğiz. Şu anda fırlatma takvimi de netleşmiş oldu. Tüm testler başarıyla gerçekleşti. İnşallah böyle bir iddiayı da Türkiye olarak, dünyada çok az sayıda ülkenin başarabileceği bir teknolojik kabiliyeti ülkemize kazandırarak hayata geçirmiş olacağız.”

Uzay limanı inşa edilecek

Uzaya bağımsız erişimin Türkiye için stratejik bir hedef olduğunu söyleyen Kacır, Türkiye'nin roket ve füze teknolojilerinde çok önemli kabiliyetlere sahip olduğunu dile getirdi. ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ve Delta V'nin de bu noktada çok önemli çalışmaları olduğunu belirten Kacır, şöyle devam etti:

“Bu çalışmaların artık kendi uydularımızı kendi imkanlarımızla uzaya göndereceğimiz roketleri üretme noktasına gelmesine adım adım yaklaşıyoruz. Uzaya bağımsız erişim için uzay limanı altyapısına sahip olmayı da önceliklendiriyoruz. Uzay limanları uzaya erişimin en maliyet etkin olduğu noktalarda kuruluyor. Ekvator bölgeleri dünyanın dönüş hızından da yararlanıldığı için daha maliyet etkin yollarla uzaya erişim fırsatı sunan bölgeler. Türkiye olarak çok stratejik bir adım atıyoruz ve Somali'de kendi uzay limanımızı inşa ediyoruz. İnşallah o proje de hızla tamamlanacak ve Türkiye kendi roketleriyle kendi geliştirdiği uyduları ve uzay araçlarını kendi uzay limanından uzaya gönderme kabiliyetine erişecek.”

Kacır, bütün bunların bir ekosistemle mümkün olduğunun altını çizerek, ODTÜ'de kuracakları uzay teknoparkının, bu alanda tüm kurumların ve şirketlerin kümelendiği, AR-GE faaliyetlerinin bir arada yürütüldüğü bir altyapı olacağını söyledi. Türkiye'nin gerçekleştirdiği insanlı uzay bilim misyonlarına değinen Kacır, "Bunun devamı da gelecek. Türkiye inşallah önümüzdeki dönemde yeni kurulacak uluslararası uzay istasyonlarında teknoloji bileşenlerini geliştiren, üreten bir ülke olarak bu sürece katılmaya hazırlanıyor. Bu yönde pek çok uluslararası işbirliğine imza atmaya gayret ediyoruz." dedi.

“İlk kez bir deklarasyon yayımlanacak”

Kacır, 5-9 Ekim tarihlerinde düzenlenecek 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'ne (IAC 2026) Antalya'da ev sahipliği yapacaklarını belirterek, burada 100'den fazla ülkeden 10 binin üzerinde katılımcıyla Türkiye tarihinin en büyük bilimsel organizasyonlarından birinin gerçekleştirileceğini ifade etti. İlk kez böyle bir kongreye ev sahipliği yapmak ve dünyanın dört bir yanından katılım sağlayacak misafirleri Antalya'da ağırlamak konusunda çok heyecanlı olduklarını dile getiren Kacır, kongrenin Türkiye'nin hem kabiliyetlerini dünyaya tanıtmada büyük imkanlar sunacağına hem de yeni uluslararası işbirliklerinin kapısını aralayacağına inandıklarını söyledi.

Kacır, dünyada pek çok konuda çok derin ayrışmaların yaşandığı bir dönemde bulunulduğunu, Türkiye'nin böyle bir dönemde hem bölgesine hem dünyaya barış ve istikrar mesajı veren çok güçlü bir ülke olduğunu ifade etti.

Uzayın işbirliklerine açık bir alan olduğunu söyleyen Kacır, böyle bir dönemde Türkiye'nin kendi uluslararası misyonuyla ve iddiasıyla çok uyumlu bir alanda, dünyanın dört bir tarafından akla gelebilecek tüm ülkelerden katılımın sağlanacağı bir kongreye ev sahipliği yapmasını çok anlamlı bulduklarını dile getirdi.

Kacır, söz konusu kongrelerin en büyüğüne Türkiye'nin ev sahipliği yapacağını, tüm ön kayıt istatistiklerinde ve bilimsel makale başvurularında rekor kırdıklarını söyledi.

Kongrede yeni nesil uzay teknolojisi girişimlerine yönelik de bir alan oluşturduklarını belirten Kacır, şunları kaydetti:

"Bu alan 'Yeni Uzay'ın sadece büyük şirketlerin, büyük kurumların var olduğu değil, aslında pek çok alanda olduğu gibi paradigma değişimine odaklanan teknoloji girişimlerinin de güçlü şekilde temsil edildiği bir platform olacak. Bu da bu kongreye özgün bir yaklaşım kazandıracak. IAC 2026'da ilk kez Antalya'dan bir deklarasyon yayımlanacak. Önceki kongrelerde böyle bir uygulama da yoktu. Biz bu deklarasyonun da özellikle barış, güven ve istikrar mesajlarını içermesini hedefliyoruz. Bunu biz Uluslararası Uzay Federasyonuna teklif ettik. Kongrenin başlangıcından bir gün önce dünyanın dört bir yanından parlamenterlerin ve hükümet temsilcilerinin katıldığı bir toplantı gerçekleşecek ve 'Antalya Deklarasyonu' buradan yayımlanacak. İstiyoruz ki uzay, barış ve işbirliği mecrası olmaya ve insanlığa hizmet edecek teknolojilerin geliştirilmesine bir platform sunmaya devam etsin. Antalya'daki kongre, aslında yaşamakta olduğumuz dünyadaki tüm uluslararası diplomatik süreçlere çok anlamlı ve güçlü bir mesaj vermemize vesile olacak."

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme