• Haberler
  • Gündem
  • 'Şehadet bir ay değil, bir ömür gündemimiz olmalı'

'Şehadet bir ay değil, bir ömür gündemimiz olmalı'

Malatya'da 'Şubat Ayı Şehadet Ayı' programında konuşan Araştırmacı-Yazar Cengiz Aydın, şehadetin her sohbette dile getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Malatya’da Peygamber Sevdalıları Malatya Derneği tarafından "Şubat Ayı Şehadet Ayı" programı düzenlendi. Programda konuşan Araştırmacı-Yazar Cengiz Aydın, Şubat ayının şehitleri anlamak açısından özel bir anlam taşıdığını belirterek, "Şubat ayı da gerçekten, şehitleri anlamamız için başka bir zaman dilimidir. Hele şu mübarek günlerde ilahi gündem olan Ramazan'ın gölgesinin üzerimize olduğu günlerde bunu konuşmak bir başka mana, anlam katıyor." dedi.

En nadide çiçeklerinin toprağa düştüğü ay

Şubat ayını "Şehadet Ayı" olarak nitelendirdiklerini ancak bunun yeterli olmadığını dile getiren Aydın, "Şubat ayı gerçekten de İslam ümmetinin en nadide çiçeklerinin, en değerli cevherlerinin, cemrelerin toprağa düştüğü gibi düşen bir aydır. Onları anlamak, hayatlarını anlamak ve onların hayatlarından kendi hayatlarımıza rol taşımak belki de bizler için olmazsa olmazlarındandır. Hani biz Şubat ayını Şehadet Ayı diyoruz ya… Aslında kıymetli kardeşlerim az diyoruz." ifadelerini kullandı.
Şehadet kavramının Allah Resulü'nün hayatındaki yerine dikkat çeken Aydın, "Yılın 12 ayında bir ayını kullanıyoruz. Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselamın dünyasında şehadet bambaşka bir yerdedir. Medine hayatının tamamında her cumartesi hücre-i saadetten Resulullah çıkacak, 6,5 kilometre ileride olan Uhud Dağı'nın, 'cennet dağlarından bir dağ' dediği Uhud'un eteklerine gelecek ve oradaki şühedaya seslenecek." dedi.

Sadece Müslümanlara ait bir kavram

Resulullah'ın Uhud şehitlerine olan özlemini hatırlatan Aydın, "Onlara selam vererek, onlarla hasbihal ederek, yanında getirdiği ashabına da şöyle buyuruyordu: 'Ah ah keşke ben bu gece şehitlerle beraber şu toprakta geceleseydim. Ah keşke ben de Uhud günü şu şehitlerle beraber şehit olsaydım.' Onun için şehadet Allah Resulü Aleyhissalatu Vesselam'ın özlemle, hasretle dilinde döndürdüğü bir kavramdır. Şehitlik ve şehadet sadece biz Müslümanlara ait bir kavramdır. Ne Hristiyanlıkta ne Yahudilikte ne de herhangi bir beşerî ideolojide, ölülerine, davaları için ölenlere böyle bir isim ve kavram verilmemiştir İslam'dan başka. Sadece bizimdir. Onun için yılda bir ay değil, belki 6 ay, belki her sohbette bunu dile getirmemiz gereklidir." dedi.

Davaya uykular feda edilmeli

Kur'an-ı Kerim'de geçen ayete dikkat çeken Aydın, davaya inanmanın fedakârlık gerektirdiğini belirterek, "Allah Azze ve Celle ferman buyurdu Kur'an-ı Kerim'de: Allah müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır. Bir sermaye olması lazım arkada. Eğer ben bu davaya inanıyorsam rahatımın sermayesi olmalıdır. Vermeliyim bunu ona. Eğer ben bu davaya inanıyorsam uykumu feda edebilmeliyim." ifadelerini kullandı.

İslam davasına bağlılığın sözle değil fedakârlıkla gösterileceğini ifade eden Aydın, "Eğer ben davaya inanıyorsam, İslam gibi bir derdim, ahiret gibi bir endişem varsa, o zaman ben malımdan ve canımdan vermekle davaya olan, İslam'a olan inancımı herkese, cemi-i insanlığa ve melekût âlemine göstermem lazım. Onun için Allah Azze ve Celle'nin yanında davası için canını verenler kıymetlidir." dedi.

 

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme