Malatya'ya endüstriyel tarım dayatması

Malatya'nın Arguvan ilçesi, toprağa ve suya zarar veren endüstriyel tarım riskiyle karşı karşıya. Arguvan'ın tek tip üretime, yoğun kimyasal kullanımına, suyu ve toprağı zorlayan endüstriyel tarım anlayışına uygun bir yer olmadığını vurgulayan Malatya Çevre Platformu, dayatmaların yerel tohumu yok ederek, üreticinin şirketlere bağımlı hale getirilmeye çalışıldığını belirtti.

Malatya'ya endüstriyel tarım dayatması
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Malatya Çevre Platformu, Arguvan ilçesini bekleyen endüstriyel tarım riskine dair yazılı açıklama yaptı.  İlçenin toprağa ve suya zarar veren endüstriyel tarıma uygun olmadığı kaydedilen açıklamada, yerel tohuma sahip çıkılması talep edildi.

Amacın dışına çıkıldı

Arguvan’da Yoncalı Barajı ve Aliağa Barajı projelerinin tarımsal ihtiyaçları karşılamak için hayata geçirildiğini ancak son zamanlarda endüstriyel tarım girişimleriyle amacın dışına çıkıldığı vurgulanan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Yoncalı Barajı ve Aliağa Barajı projelerinin A için planlanmıştır. Bu projelerin amacı, yerel üretimi güçlendirmek, suyu toprağın ve köylünün hizmetine sunmaktı. Ancak bugün gelinen noktada, özellikle son yıllarda Arguvan’da ortaya çıkan endüstriyel tarım girişimleri bu amacın açıkça dışına çıkmaktadır.

Kurulan ve kurulmak istenen şirketler, bu coğrafyayı bir yatırım alanı, toprağı ise bir kar nesnesi olarak görmektedir. Oysa Arguvan; tek tip üretime, yoğun kimyasal kullanımına, suyu ve toprağı zorlayan endüstriyel tarım anlayışına uygun bir yer değildir. Bu dayatmalar yerel tohumu tasfiye etmekte, üreticiyi şirketlere bağımlı bir maraba haline getirmekte, toprağı yormakta ve ekosistemleri geri dönüşü zor biçimde tahrip etmektedir. Bu nedenle söz konusu şirketler, Arguvan’da endüstriyel tarım dayatmasından derhal vazgeçmelidir. Bu bir temenni değil; yaşamı, doğayı ve toplumsal iradeyi savunan açık bir uyarıdır.”

“Yerel Tohum Arguvan’ın Hafızasıdır”

Tohum, üretim ve gıda zincirinin büyük ölçüde çok uluslu şirketlerin denetimine geçtiği, bu nedenle küçük üreticinin her yıl yeniden tohum almaya zorlandığı kaydedilen açıklamada, Arguvan’ın kültürel mirası olan yerel tohumların kaybedilmesiyle ilçenin tarihi hafızasının yok olacağı belirtilerek şunlar aktarıldı:

“Yerel tohumlar, Arguvan’ın yaşam biçiminin temelidir. Onlar yalnızca birer tarımsal girdi değil; yüzlerce yıllık deneyimin, inancın, ikrarın ve toprağa dair bilginin taşıyıcılarıdır. Yerel tohumun kaybı, Arguvan’ın hafızasının silinmesi, doğayla kurduğu ilişkinin koparılması demektir.

Bugün tohum, üretim ve gıda zinciri büyük ölçüde çok uluslu şirketlerin denetimine girmiştir. Hibrit ve GDO’lu tohumlar üzerinden küçük üretici her yıl yeniden tohum almaya zorlanmakta; ekonomik, ekolojik ve kültürel bir bağımlılık yaratılmaktadır. Bu süreç yalnızca üreticiyi değil, toprağı, suyu ve biyolojik çeşitliliği de yok etmektedir. Arguvan gibi hassas bir coğrafyada bunun adı açıkça ekolojik yıkımdır.”

"Yerel tohum üretim ve muhafaza merkezi kurulmalı"

Açıklamada, yerel tohum üretim ve muhafaza merkezi kurulmasının zorunluluk olduğu ifade edilirken, yerel tarımın korunabilmesi için alınacak önlemleri sıraladı:

  • “Bu nedenle Arguvan’da Yerel Tohum, Üretim ve Muhafaza Merkezi kurulması yaşamsal bir zorunluluktur. Bu merkez yalnızca bir tarım kurumu değil; Arguvan’ın geleceğini savunan ekolojik ve toplumsal bir irade olacaktır.
  • Arguvan halkı bir araya gelerek bu merkezi kurmalıdır. Bu merkez;
  • Arguvan’a ait yerel tohumları köy köy, vadi vadi tespit etmeli, kayıt altına almalı, çoğaltmalı ve güvenli biçimde muhafaza etmelidir.
  • Yerel tohumların ticari bir metaya dönüşmeden, kolektif bir miras olarak gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamalıdır.
    Çiftçilerin kendi tohumlarıyla üretim yapmasını teşvik ederek şirketlere ve piyasa dayatmalarına olan bağımlılığı ortadan kaldırmalıdır.
  • Dağ ve su ekosistemleriyle uyumlu, kimyasaldan arındırılmış, doğa dostu üretim modellerini yaygınlaştırmalıdır.
    Yaşlıların, kadınların ve üretici köylülerin bilgisini görünür kılmalı; geleneksel tarım pratiklerini belgeleyerek genç kuşaklara aktarmalıdır.
  • Kooperatifleşme Olmadan Sürdürülebilirlik Mümkün Değildir.
  • Arguvan’da tarım, bireysel ve parçalı biçimde değil; mutlaka gerçek anlamda kooperatifler aracılığıyla geliştirilmelidir.
  • Kooperatifleşme; emeği koruyan, adil paylaşımı esas alan ve kolektif karar mekanizmalarını güçlendiren bir modeldir.
  • Arguvan koşullarında tarımın sürdürülebilirliği ancak ortak üretim ve yerel denetimle mümkündür.
  • Ayrıca Arguvan’da tarımsal üretimde yerel tohumlar dışında tohum ekimine izin verilmemesi temel bir ilke haline getirilmelidir. Bu bir yasak değil; yaşamı, toprağı ve geleceği koruma iradesidir. Arguvan’ın ekolojik yapısına uyumsuz her dış tohum, suyu, toprağı ve biyolojik çeşitliliği tehdit edecektir. Yerel tohumu korumak, Arguvan’ı korumaktır.
  • Yerel tohum meselesi yalnızca tarımsal bir konu değildir. Bu mesele, Arguvan halkının özgür, onurlu ve doğayla uyumlu bir geleceğinin güvencesidir.
  • Toprağını savunamayan bir halk, yaşamını da savunamaz.
  • Arguvan; kendi dağlarına, kendi sularına, kendi tohumlarına, tarlasına ve toprağına sahip çıkmalıdır.
  • Yaşamı yeniden; toprağın bilgisiyle, kolektif emekle ve yerel iradeyle kurmalıdır.”


    
 

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme