• Haberler
  • Gündem
  • Malatya'da öğretmenler 'Can Güvenliği' gerekçesiyle iş bıraktı!

Malatya'da öğretmenler 'Can Güvenliği' gerekçesiyle iş bıraktı!

Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, Siverek ve İstanbul'da yaşanan son saldırıların ardından Türkiye genelinde iş bırakma kararı aldıklarını belirterek, eğitim çalışanlarının can güvenliğinin kalmadığını vurguladı.

Malatya Memur-Sen İl Başkanı Hüseyin Söylemez, eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına karşı sert tepki gösterdi. Söylemez, eğitimde yaşanan şiddet olaylarının artık münferit vakalar olmaktan çıkıp ciddi bir iş güvenliği sorununa dönüştüğünü vurguladı. Siverek ve İstanbul’daki son saldırıları hatırlatan Söylemez, “Eğitimciler artık şiddetin açık hedefi haline gelmiştir. Bu tablo toplumsal bir çöküşün göstergesidir” diyerek 81 ilde iş bırakma eylemi başlattıklarını duyurdu. 

İtibarsızlaştırma Şiddeti Doğuruyor

Öğretmenlik mesleğinin toplumsal değer kaybına uğratıldığını ifade eden Söylemez, “Bu topraklarda bin yıldır var olan “Bir harf öğretene 40 yıl hizmet etmek gerekir” anlayışı terk edildi. Eğitimciler, her türlü mecra kullanılarak yıpratılan, şikayet edilen, darp edilen insanlara dönüştürüldü.  Bu yanlış iklimin sonucunda Siverek’te yaşadığımız vahim tablo oluşmuştur” dedi. 

Öğretmenler, Öğrencisinden ve Velisinden Korkar Hale Geldi

Eğitim çalışanlarının içinde bulunduğu güvenlik endişesine dikkat çeken Söylemez, Türkiye’de benzeri görülmemiş bir şiddet ikliminin oluştuğunu vurguladı. ABD’deki silahlı okul baskınlarını andıran olayların ülkemizde de yaşanmaya başlamasının derin bir endişe yarattığını belirten Söylemez, Malatya’da gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin bu hayati tehlikeye karşı bir çığlık olduğunu ifade etti. Her yıl düzenlenen 24 Kasım kutlamalarının ötesine geçilmesi gerektiğini söyleyen Söylemez, "Öğretmenliğe dair söylenen güzel sözlerin hemen ertesinde hiçbir şeyin değişmediğini görüyoruz. Kurulan yanlış mekanizmalar ve hedef gösteren haberlerle öğretmenin itibarı yok ediliyor. Bugün gelinen noktada öğretmen, öğrencisinden ve velisinden korkar hale gelmiştir. 'Vuranın yanına kâr kalır' düşüncesinin hakim olduğu bu tablodan ne ülkemize ne de yarınlarımıza bir fayda gelmez. Bu şiddet iklimini kabul etmiyoruz" dedi.

Eğitimde Şiddet Toplumsal Bir Sorun

İstanbul, Ankara ve son olarak Siverek’te yaşanan saldırıların bardağı taşıran son damla olduğunu ifade eden Hüseyin Söylemez, şiddetin artık bireysel bir suç olmaktan çıkıp doğrudan bir iş güvenliği sorununa dönüştüğünü belirtti. Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen saldırının toplumsal çürümeyi gözler önüne serdiğini dile getiren Söylemez, "Bugün müfredatı ve pedagojiyi konuşmamız gerekirken, maalesef okullardaki şiddeti ve güvenlik açıklarını konuşmak zorunda kalıyoruz. Eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline geldiği, silaha erişimin kolaylaştığı bir ortamda okullar güvenli alanlar olmaktan çıkmıştır. Bu saldırılar sadece meslektaşlarımıza değil, eğitimin temeline ve geleceğimize yapılmaktadır. Yaşanan bu elim hadiseler, dijital ve fiziki güvenlik açıklarımızı acı bir şekilde yüzümüze vurmuştur. Bu gidişata dur demek adına 81 ilde kitlesel eylem ve iş bırakma kararı almış bulunmaktayız" açıklamasında bulundu.

Okul Polisi ve Periyodik Psikolojik Tarama Şart

Şiddetin önlenmesi için sadece kınamanın yeterli olmadığını vurgulayan Memur-Sen, çözüm için somut adımlar atılması gerektiğini belirtti. Başkan Söylemez, şiddet sarmalından kurtulmak için acilen hayata geçirilmesi gereken somut çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı:

  • Okul Polisi Uygulaması: Okul güvenliklerinin yetki alanı sınırlı özel güvenlikler yerine, doğrudan kolluk kuvvetleri tarafından sağlanması ve girişlerde kesici/delici alet denetiminin sıkılaştırılması.
  • Disiplin Yönetmeliği ve Veli Sorumluluğu: Öğrenci disiplin yönetmeliğinin tavizsiz bir şekilde yenilenmesi; akran zorbalığı yapan çocukların velilerinin de hukuki ve idari süreçlere dahil edilmesi.
  • Dijital Tehdit Takibi: Sosyal medya üzerinden savurulan tehditlerin, platformların algoritmaları ve emniyet birimleri aracılığıyla anında tespit edilip adli sürece taşınması.
  • Psikolojik Taramalar: Okullarda rehberlik servislerinin proaktif rol alarak, şiddet eğilimi olan öğrencileri erken aşamada tespit edecek periyodik taramalar yapması.
  • Siber Zorbalık Müfredatı: İnternet ortamında işlenen suçların gerçek hayattaki hukuki karşılıklarının öğrencilere müfredat kapsamında öğretilmesi.

"Öğretmene uzanan el geleceğe uzanmıştır"

Konuşmasında velilere de özel bir parantez açan Hüseyin Söylemez, öğretmenlerin çocukların geleceği için fedakârca çalıştığının unutulmaması gerektiğini hatırlattı. Aslı astarı olmayan şikâyetlerle eğitimcilerin hedef haline getirilmesinin en büyük zararı yine çocuklara verdiğini belirten Söylemez, "Bizler, sizin en kıymetli varlıklarınız olan evlatlarınız için buradayız. Öğretmeni değersizleştiren her yaklaşım, yarınlarımızı karartmaktadır. Bugün Siverekli meslektaşlarımız için sahadayız; yarın Malatya’da aynı acıları yaşamamak için bu mücadeleyi veriyoruz" dedi. Yetkilileri sorumluluk almaya davet eden Söylemez, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Öğretmene yapılan her saldırı, bu milletin vicdanına yapılmıştır. Devletin en temel görevi olan can güvenliğini sağlamak, eğitim kurumları için artık ertelenemez bir zorunluluktur. Gerekli önlemleri almayan her yetkili, yaşanacak yeni acıların sorumlusu olacaktır. Eğitimciler sahipsiz değildir; onurumuza ve geleceğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz."

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Özel Haber

Bakmadan Geçme