Malatya'da konteyner boşaltma krizi! 10 günlük süre tanındı
Malatya'da, eğitim-öğretim yılının tam ortasında konteynerde kalan öğretmenlerin 10 gün içinde konteynerleri boşaltması istendi. Duruma tepki gösteren Eğitim Gücü Sen İl Başkanı Yusuf Yılmazoğlu, Milli Eğitim Bakanlığının 'Barınma sorunu asla yaşanmayacak' taahhüdünün yok sayıldığını ifade etti.
Malatya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, 5 Kasım’da ilgili yerlere gönderdiği yazıda yüzlerce eğitim çalışanına, eğitim-öğretim yılının tam ortasında konteynerlerini 10 gün içinde boşaltma emri verdi. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün aldığı karara tepki gösteren Eğitim Gücü Sen İl Başkanı Yusuf Yılmazoğlu, aceleyle alınan kararın hem eğitimcileri mağdur edeceğini hem de kentte barınma krizini ortaya çıkaracağını vurguladı. Yılmazoğlu, kararın yaratacağı krizlere değinirken, çözüm önerilerini de sıraladı.
ne oluyor böyle hakeret ediyorsunuz kiralık yerinizmi var öğretmenlere saygılar
Bedavaya alıştılar.zorlarına gidiyor.
3 yıldır Yeterince çeyrek biriktirdiniz. Artık yeter. Kiralar makul seviyeye geriledi. Tutacağın en ucuz ev dahi konteynerden iyi olur. Tut bi ev, sen de rahat et. Hem de bu şehir bi kendine gelsin.
Dünya kadar maaş alıyorlar her ay altın biriktirecegine biraz kiraya çıkıp idare etsin melmeketin içine ettiniz bedavacı adiler konteyner ler kalkmadan bu şehir düzene girmez hemde acilen kaldırılmalı
konteyner tahliyelerine ilişkin süreç plansız, ani ve keyfi bir uygulama değil, ilgili kurumların ortak değerlendirmesiyle, tüm sosyal donatı alanlarının yeniden düzenlenmesi ihtiyacı doğrultusunda alınmış bir karardır. Kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve sahadaki güvenlik gereklilikleri, bu adımı kaçınılmaz kılmıştır. Sayın Yılmazoğlu’nun “öğretmenler sokağa terk ediliyor” şeklindeki iddiası ise, tamamen gerçeği yansıtmayan bir abartıdır. Hiçbir eğitim çalışanı başıboş bırakılmamış, ihtiyaç sahibi personele yönelik barınma çözümleri konusunda hem Valilik hem Milli Eğitim Müdürlüğü koordineli biçimde çalışmaktadır. Sorumsuz açıklamalarla şehirde panik havası yaratmak yerine, çözüm süreçlerine katkı sağlamak herkesin görevidir. Deprem sonrası koşullar üzerinden mağduriyet söylemi üretmek, sahadaki emeği görünmez kılmakta; gerçeği yansıtmayan sert ifadeler ise şehirdeki normalleşme çabalarını baltalamaktadır. bazı sendika temsilcilerinin bu konuyu kişisel siyasi pozisyonlarını güçlendirmek adına kullanma çabasının farkındayız. Eğitim ortamının huzurunu bozan, öğretmenlerimizin motivasyonunu kıran asıl unsur, Yılmazoğlu’nun bu sorumsuz ve manipülatif açıklamalarıdır. Kurumların “vefasızlık” ile suçlanması ise seviyesiz bir yaklaşımdır. Şehrin hafızası, kimlerin gerçekten fedakârlık yaptığını, kimlerin ise fırsat kollayarak gündem devşirdiğini gayet iyi bilmektedir. Bizler, öğretmenlerimizin yanında durmaya devam ederken; kamuoyunu yanıltan, gerçeği çarpıtan ve polemik üretmekten öteye geçmeyen açıklamalara itibar edilmemesini özellikle rica ederiz.
Bakmadan Geçme