- Haberler
- Video Haber
- Malatya'da Doktorlar Zamanla Yarıştı: Felçli Geldi, Bebeğiyle Ayağa Kalktı!
Malatya'da Doktorlar Zamanla Yarıştı: Felçli Geldi, Bebeğiyle Ayağa Kalktı!
Malatya'da yaşayan 35 yaşındaki Lütfiye Alper, ilk bebeğini kucağına almasına günler kala ağır bir inme geçirdi. Bilinci kapanan ve felç riskiyle karşı karşıya kalan anne, İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'ndeki üç branşın seferberliğiyle hem hayata tutundu hem de bebeğini sağlıklı bir şekilde dünyaya getirdi.
Malatya’da yaşayan 35 yaşındaki Lütfiye Alper için 38 haftalık heyecan dolu bekleyiş, bir anda hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Gebeliğin son evresinde nadir görülen bir inme (felç) durumuyla sarsılan Alper, sol tarafındaki yüz kayması, sol kol ve bacaktaki tam güç kaybıyla önce Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, ardından Girişimsel Radyoloji Ünitesinde pıhtının anjiyo ile çıkarılması için İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildi. Girişimsel Radyoloji, Nöroloji ve Kadın Doğum bölümleri, iki canı birden kurtarmak için saniyelerle yarıştı.
Girişimsel Radyoloji Ünitesinde Olağanüstü Gece
Hastaneye ulaştığında bilinci kapalı olan ve hem kendi hayatı hem de bebeği büyük risk altında bulunan Alper için adeta bir "kurtarma operasyonu" başlatıldı. İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nden Doç. Dr. Ahmet Turan Kaya öncülüğündeki ve Uzman Dr. Serkan Sevgi’nin eşlik ettiği ekip hastanın çok kısa bir sürede tedavisini gerçekleştirdi.
Doç. Dr. Ahmet Turan Kaya, “9 Mart gecesi saat 00.30’da haberi alır almaz ekibimle birlikte hızla hastaneye ulaştık. Hastayı ünitemizde değerlendirdiğimizde, durumu maalesef kritikleşiyordu. Hem anne hem de bebek için hayati tehlike çok yüksek olduğu için hasta hemen entübe edildi. Gebelikten dolayı oldukça komplike bir vakaydı. Nöroloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Yüksel Kablan hocamızla birlikte durumu titizlikle analiz ettik. Ardından vakit kaybetmeden anjiyo işlemine başladık. Beynin sağ ana damarlardan birinde pıhtı tespit ettik. 'Mekanik trombektomi' dediğimiz yöntemle bu pıhtıyı başarılı bir şekilde çıkardık ve beyindeki kan akışını tamamen normale döndürdük.” dedi.
Ayrıca Doç. Dr. Kaya, "Hem benim hem de Dr. Serkan Sevgi’nin kısa bir süre önce baba olması, bu vakayı bizim için çok daha duygusal bir hale getirdi. Anjiyo ünitemizde sadece bir hastayı değil, bir anneyi ve bebeğini kurtarmak için çabaladık. Hem annenin hem de bebeğin sağlıklı olduğunu görmek bizlere tarif edilemez bir çifte mutluluk yaşattı." ifadesini kullandı.
Hastada Ciddi Kanama Riski Gelişti
Doç. Dr. Senem Arda Düz: "Gebelik sırasında inme geçirmesi nedeniyle hastanemize sevk edilen gebe hastamız, hem anne hem de bebek açısından son derece yüksek riskli bir klinik tabloya sahipti. Bu nedenle süreci, kliniğimizde yüksek riskli gebelerin yönetimini gerçekleştiren perinatoloji birimi sorumlumuz Prof. Dr. Rauf Melekoğlu ile birlikte multidisipliner bir yaklaşımla yönettik. Hastamızın beyin damarındaki tıkanıklık, girişimsel radyoloji ekibimiz tarafından başarıyla açılırken, işlem süresince annenin yaşamsal bulgularını ve anne karnındaki bebeğin iyilik halini yakından ve sürekli olarak izledik. Girişimin ardından yaptığımız fetal monitörizasyonlarda anne karnında bebeğin kalp atım hızında bozulma saptanması üzerine acil doğum kararı alındı. Öte yandan, hastaya dış merkezde uygulanmış olan trombolitik (pıhtı eritici) tedavi, planlanan sezaryen operasyonunu kanama açısından çok yüksek riskli hale getirmekteydi. Bu riskler aile ile ayrıntılı şekilde paylaşıldı ve bebeğin yaşamını kurtarmak amacıyla kanamaya karşı tüm tedbirlerimizi alarak acil koşullarda sezaryen doğum gerçekleştirildi. Tüm bu zorlu sürecin sonunda, hem anne hem de bebeğin sağlığını koruyarak tedavi ve doğum sürecini başarıyla tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. ” ifadesini kullandı.
İkisinin Hayatı Risk Altındaydı
Turgut Özal Tıp Merkezi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yüksel Kablan ise gebelikte inmenin nadir ancak son derece tehlikeli bir durum olduğuna dikkat çekti. İki hayatın aynı anda risk altında olduğunu vurgulayan Kablan, uygulanan kombine tedavi sayesinde hastanın hızla toparladığını söyledi. Prof. Dr. Kablan, “Gebelikte inme çok nadir ama bir o kadar da tehlikeli bir tablodur. İki canla birden uğraşıyorsunuz. Hem ilaç tedavisini hem de mekanik müdahaleyi aynı anda uyguladık. Geldiğinde kolu ve bacağı neredeyse hiç oynamıyordu. Bugün ise hastamız yürüyerek bebeğini emzirmeye gidebiliyor” diye konuştu.
Erken Tedavi Hayat Kurtarıyor
İnmede erken tedavinin hayat kurtardığını vurgulayan Prof. Dr. Kablan, “Erken tedavi, hastanın sakatlık oranını çok ciddi oranda azaltıyor. Aslında gebelerde Ahmet hocaların yaptığı mekanik trombektomi özellikle büyük damarı tıkanan hastalarda öncelikli tercih edilen bir şey ama biz bu hastada hem damar tedavisini hem ilaç tedavisini hem de mekanik trombektomi dediğimiz radyolojinin pıhtı açıcı tedavisinin ikisini bir arada uyguladık. Sonuçta hastamız da gayet iyi oldu” şeklinde konuştu.
Toplumda Felçlik Yaygın
Prof. Dr. Kablan, toplumda felçliğin yaygın olduğunu anımsatarak, “Dünyada da böyle, ülkemizde de ölümlerin en önemli ikinci nedeni. İnme gebe hastalarda nadir görülüyor, görüldü mü hem hastanın hayatını hem de sakatlığını ciddi oranda etkileyen bir durum oluyor. Çünkü işin içinde bir de anne ve bebek var. Ama sonuç gayet yüz güldürücü oldu” ifadelerini kullandı.
Yürüyerek Bebeğini Emzirmeye Gidiyor
Operasyonun ardından yoğun bakım süreci başlayan Lütfiye Alper bir hızla toparladı, sol tarafındaki felç durumunu atlatan genç anne, şimdi kendi başına yürüyerek, bebeğini emzirmeye gidebiliyor. İlk bebeğini kucağına almanın sevincini yaşayan Lütfiye Alper, "Bir tatsız olay geçti başımdan, kolum bacağım tutmuyordu ama şimdi çok şükür iyiyim. Doktorlara çok teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı.
Bir Mucize Yaşadık
Eşi ise o geceyi şu sözlerle anlattı: “Yüzündeki kaymayı fark etmemle hastaneye yetiştirmem 10 dakika sürdü. Yolda bilincini kaybetti. Hocalarımız 'risk çok büyük' dediler ama o riski almak zorundaydık. Üç günlük yoğun bakımın ardından eşim ayağa kalktı. Bu kadar kısa sürede toparlanması bizim için gerçek bir mucize.”
Elinize sağlık Yüksel hocam tebrik ederiz
Bakmadan Geçme
