• Haberler
  • Gündem
  • Malatya'da binlerce bina yıkıldı: Tek sorumlu mimarlar mı?

Malatya'da binlerce bina yıkıldı: Tek sorumlu mimarlar mı?

6 Şubat depremlerinde Malatya onlarca bina yıkıldı. Yıkılan binaların davalarında mimarlar fenni mesul olarak sonuçlanmaya başladı. Mimarlar Odası Malatya Şube Başkanı Yunus Emre Fidanel, mimarların suçlu gösterilmesinin bilimsel gerçeklikten uzak, kolaycı ve hukuki dayanaktan yoksun bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Malatya’da yaklaşık 4 bin bina yıkılmış yıkılan binalarda bin 237 vatandaş hayatını kaybederken, 6 bin 444 kişi yaralanmıştı. Deprem sonrası açılan davalar bir bir sonuçlanmaya başlarken, aralarında eski Belediye Başkanı Mimar Ahmet Münir Erkal’ın da bulunduğu çok sayıda mimarın hapis cezasına çarptırıldı. Mimarlar Odası Malatya Şube Başkanı Yunus Emre Fidanel, 6 Şubat depremlerindeki yıkımların faturasının sadece fenni mesul mimarlara kesilmesine tepki göstererek, 2020 yılında meydana gelen Elazığ Sivrice depreminin yapı stokunda bıraktığı yorgunluğa dikkat çekti. 

Olağanüstü bir afet

6 Şubat depremlerinin yalnızca ülkemizin değil dünya deprem mühendisliği literatürünün de olağanüstü bir afet olarak kayıtlara geçtiğini vurgulayan Fidanel, “Üniversiteler ve deprem mühendisliği araştırma merkezlerinin teknik değerlendirmeleri; depremin bazı bölgelerde çok yüksek yer hareketleri oluşturduğunu, uzun süreli sarsıntı etkisi yarattığını ve art arda gerçekleşen büyük deprem karakteri nedeniyle olağan mühendislik kabullerini zorlayan yapısal tahripler meydana getirdiğini ortaya koymuştur” dedi.

Hasarların tespiti sorgulanmalı

Fidanel, Elazığ’ın Sivrice ilçesinde 24 Ocak 2020 yaşanan deprem sonrasında bölgedeki yapı stokunda yapısal hasarların tespit ve izlenmesine ilişkin süreçlerin yeterliliği sorgulanması gerektiğini vurgulayarak, “O dönem hasar tespit ve teknik inceleme süreçlerinde oluşmuş olabilecek eksikliklerin, bazı yapıların sonraki büyük deprem etkileri karşısındaki dayanımını azaltmış olabileceği ihtimali görmezden gelinemez” dedi. 

Sivrice Depreminde Yüzlerce Yapı Ağır Hasar Aldı

Depremlerde yıkılan Battalgazi ilçesinde Bahçecioğlu ve Hakimbey apartmanlarının Sivrice depreminde ağır hasarlı olduğu kesin olarak bilindiğini savunarak, kentte buna benzer yüzlerce yapının Sivrice depreminde ağır hasar aldığını söyledi. Fidanel, “Dolayısıyla 6 Şubat depremlerinde ortaya çıkan sonuçları yalnızca fenni mesul mimarlara yüklemek; bilimsel gerçeklikten uzak, kolaycı ve hukuki dayanaktan yoksun bir yaklaşımdır. Fenni mesul mimarın görevi; yapının projesinin uygunluğunu mesleki denetim çerçevesinde takip etmek, aykırılıkları bildirmek ve teknik sorumluluğunu bu sınırlar içerisinde yerine getirmektir. Fenni mesul mimar şantiyede sürekli fiilen bulunmakla yükümlü olmadığı gibi, bilgisi dışında gerçekleştirilen uygulamalardan da mutlak sorumlu tutulamaz. Deprem sonrası ortaya çıkan her yapısal sonucun tek taraflı olarak fenni mesul mimarlara yüklenmesi; yıllardır biriken yapısal sorunları, önceki deprem etkilerini, denetim süreçlerindeki sistemsel eksiklikleri ve olağanüstü afet koşullarını göz ardı etmek anlamına gelir” diye konuştu.

Orantısız yaptırımlardan vazgeçilmeli

Fidanel yapılacak değerlendirmelerde, “6 Şubat depremlerinin olağanüstü ivme karakteri, zemin büyütmesi etkileri, ardışık deprem yüklemeleri ve 2020 Sivrice depremi sonrası yapı stokunda oluşmuş olası birikimli hasarlar mutlaka dikkate alınmalıdır. İlgili idareleri; bilimsel verileri esas almaya ve sorumluluğu fenni mesul mimarlarımıza yönelik orantısız yaptırımlardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz. Şunu açıkça ifade ediyoruz: Fenni mesul mimarlar, yıllardır biriken yapısal sorunların ve eksik kamusal denetim mekanizmalarının günah keçisi değildir! Meslektaşlarımıza yönelik haksız işlemlerin karşısında duracağımızı ve gerekli tüm hukuki girişimleri kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz” ifadeleri kullandı.

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Özel Haber
Yorumlar 1
Ali 12 Mayıs 2026 23:44

Sayın Başkanın, Depremin Yapı Stokunda bıraktığı yorgunluğa dikkat çekmesini önemli görüyorum. Yapılardaki yorgunluk ihmal edildiğini düşünüyorum. Bu noktada üniversitenin bu konuda birşeyler yapması gerekir. Konferans düzenleye bilir. Bu hususta kaygıların giderilmesi gerekir. Konferansa sadece statik, mukavemet uzmanları değil aynı zamanda dinamik, mekanik vs konularında da konuşmacıların katılımının katkı sağlayabileceğini düşünüyorum.

Bakmadan Geçme