• Haberler
  • Siyaset
  • İsrail var olduğu sürece ABD Orta Doğu'dan çekilmeyecek!

İsrail var olduğu sürece ABD Orta Doğu'dan çekilmeyecek!

İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel, yeni dünya düzeninde uluslararası hukukun işlevini kaybettiğini belirterek siyonizmin ABD iç ve dış politikasındaki belirleyici gücüne dikkat çekti. Tuncel, İsrail bölgede var olduğu sürece ABD'nin asker çekse dahi farklı yöntemlerle Orta Doğu'daki etkinliğini sürdüreceğini vurguladı.

Haberin Özeti

  • • Prof. Dr. Gökhan Tuncel, siyonizmin belirleyici gücü nedeniyle İsrail var olduğu sürece ABD'nin Orta Doğu'dan çekilmeyeceğini belirtti.
  • • Yeni dünya düzeninde uluslararası hukukun ve Birleşmiş Milletler gibi kurumların işlevini yitirmesiyle, "yapanın yanına kar kaldığı" bir süreç yaşanmaktadır.
  • • İsrail'in Gazze saldırıları ve Ukrayna-Rusya Savaşı gibi çatışmaların durması beklenmezken, yayılma riski İran ve Yemen'i de tehdit ediyor.

Malatya İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Tuncel, sosyalizmin çözülmesi, Sovyetler Birliği'nin dağılması ve Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle şekillenen yeni dünya düzeninin, başta Ortadoğu olmak üzere birçok coğrafyada önemli sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Yeni dünya düzeninde uluslararası hukuk ve insan haklarının ciddi şekilde aşındığını belirten Tuncel, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası sistemin işlevini yerine getiremediğini ifade etti.

Tuncel, "Yeni dünya düzenine sosyalizmin çözülmesi, Sovyetler Birliği'nin dağılması ve Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle girmiştik. Tabii girdikten sonra bunu en fazla yakından hisseden coğrafyaların başında da Ortadoğu coğrafyası, bizim de içinde bulunduğumuz coğrafya geliyor. Bu anlamda aslında geçmiş dönemde örtülü olarak devam eden hukukun hiçe sayılması süreçleri bugün daha açık bir şekilde devam ediyor. Bugün insan haklarına dair ne varsa hepsi çiğneniyor. Uluslararası hukuk işlemiyor. Birleşmiş Milletlerin tepesinde bulunduğu uluslararası sistem işlemiyor. Yine aynı şekilde uluslararası hukukta yetkin olan mahkemelerin verdiği kararlar bir anlam ifade etmiyor. Böyle bir süreci yaşıyoruz." dedi.

Çatışmaların yayılma riski sürüyor

Uluslararası hukuk mekanizmalarının etkisiz kaldığı bir ortamda "yapanın yanına kar kaldığı" bir sürecin yaşandığını belirten Tuncel, savaş ve çatışmaların kısa sürede sona ermesinin beklenmediğini söyledi.

Tuncel, "Bu süreç böyle yürüyünce yapanın yanına kar kaldığı bir süreç yaşıyoruz. Bunun nereye kadar gideceğini ayrıca tartışmamız gerekiyor ama bugün savaşın sona ermesi, şiddetin sona ermesi çok yakın bir dönemde beklenilen bir durum değil. Yakın coğrafyamızda birçok zulme yakından şahit olduk, oluyoruz. İzlemekle kalmıyoruz, bazılarına müdahale ediyor, yardım etmeye çalışıyoruz. Ama uluslararası hukukun tamamen hiçe sayıldığı bir süreci bu coğrafyada yaşayan insanlar ve vicdan sahibi tüm insanlar görmekte." ifadelerini kullandı.

Çatışmaların durmasının aksine farklı bölgelere yayılma ihtimalinin bulunduğunu dile getiren Tuncel, Ukrayna-Rusya Savaşı'nın devam ettiğine, siyonist rejimin ise Gazze başta olmak üzere saldırılarını sürdürdüğüne dikkat çekti.

Tuncel, "Bir tarafta Ukrayna-Rusya Savaşı hâlâ çok hızlı ve yaygın bir şekilde devam ederken diğer tarafta da israil saldırılarını, soykırımını devam ettiriyor. O yetmiyor, israil ve siyonizm diğer coğrafyalara bu ateşin yayılması için de çaba sarf ediyor. Bir taraftan İran'a saldırılar vardı. Bugün Yemen'e yönelik saldırılar var. Yemen'le Suudi Arabistan arasındaki ilişki ve savaş belki farklı yerlere de evrilebilir. Böyle bir tehdit hâlâ varlığını devam ettiriyor." şeklinde konuştu.

Siyonizm ABD siyasetinde belirleyici rol oynuyor

Siyonist rejimin ABD siyasetindeki etkisine de değinen Tuncel, "Siyonizmin neresinde yer aldığını anlayabilmek için düşünün; soykırımla suçlanan ve bununla ilgili birçok somut delilin olduğu bir kişi olan Netanyahu, Amerikan Senatosuna gittiğinde bir kişi hariç hepsi tarafından ayakta alkışlanıyor. O zaman burada somut bir gösterge var. Yani siyonizm Amerikan siyasal sisteminin çok etkili, belirleyici aktörü. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz." dedi.

ABD dış politikasının siyonizmin belirlediği sınırların dışına çıkmadığını belirten Tuncel, Amerikan kamuoyunda işgal rejimi ve siyonizme yönelik özellikle gençler arasında olumsuz tutum bulunmasına rağmen siyasi sistemde etkili aktörlerin işgalcilerle hareket etmeyi sürdürdüğünü söyledi.

ABD, Çin’i çevrelemeye, Rusya’yı etkisizleştirmeye çalışıyor

ABD'nin küresel hakimiyetini sürdürmek istediğini belirten Tuncel, Washington'un Çin'i çevreleme politikası izlediğini, Rusya'yı ise Ukrayna savaşı üzerinden etkisizleştirmeye çalıştığını ifade etti.

Tuncel, "Amerika bir taraftan egemenliğini devam ettirmek istiyor ama diğer taraftan kendisi için bundan sonra rakip olabilme potansiyeline sahip olan Çin'i çevreleme politikasını sürdürüyor. Kendisi için çok önemli bir rakip olarak gördüğü Rusya'yı Ukrayna savaşıyla pasif hâle getirdi. Çünkü Rusya belki uzun bir dönem Ukrayna savaşıyla mücadele edecek. Bu anlamda Avrupa'yı da işin içerisine çekerek Rusya'yı bu anlamda elemine etmiş oldu." ifadelerini kullandı.

Çin'in ise sıcak çatışmalardan kaçınarak ekonomik gelişmişliğini sürdürmeye çalıştığını belirten Tuncel, ABD'nin ekonomik araçlarla Çin'e müdahale etmeye çalışmasına rağmen Çin'in ekonomik gelişimini engelleyemediğini kaydetti.

ABD küresel hakimiyetini eskisi gibi sürdüremeyecek

ABD'nin kendi yakın coğrafyasında güçlü bir devlet olarak varlığını sürdürmek amacıyla çeşitli politikalar yürüttüğünü dile getiren Tuncel, Güney Amerika'daki enerji kaynaklarına sahip ülkeler, Kanada ve Grönland üzerinden yürütülen politikaların da bu hedef kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tuncel, ABD'nin dünyadaki etkisini eskisi gibi sürdüremeyeceğini belirterek, "Dünya eski dünya değil. Çünkü yeni dünya sistemi içerisinde Çin'le beraber Hindistan güçlü bir aktör olarak var. Bugün belki israille ve siyonizmle beraber hareket ediyor gibi görünüyor ama belki gelecekte farklı bir pozisyonda bulunabilir. Yine aynı şekilde Afrika eskisi gibi tamamen sömürülebilecek ülkeler topluluğu değil. Orada da büyük gelişmeler var. O anlamda dünyadaki hakimiyetini eskisi gibi sürdürmesi mümkün değil." diye konuştu.

ABD, Irak ve Suriye’de kırılgan yapılar bırakıyor

ABD'nin bazı bölgelerde doğrudan müdahale etmek yerine kendi amaçlarına hizmet edecek yapıların oluşmasının ardından geri çekildiğini belirten Tuncel, bunun ardından ülkelerde kırılgan siyasi yapıların ortaya çıkabildiğini söyledi.

Irak ve Suriye'yi örnek gösteren Tuncel, "Amerika birçok yerde kendi amaçlarına hizmet edebilecek yapıları bulduktan sonra çekiliyor. Belki Ortadoğu'da da Irak'tan çekiliyor ama orada kırılgan ve iç savaşın olabileceği bir yapı bırakıyor. Onun güçlü bir siyasal iktidara dönüşmesini engelliyor. Belki Suriye'de güçlü bir siyasal devletin ortaya çıkmaması için çaba sarf edecek. Bu anlamda israilin güvenliğini esas alacak." ifadelerini kullandı.

ABD, askerini çekse de Ortadoğu’daki etkisini sürdürecek

ABD'nin bundan sonraki süreçte de Ortadoğu'daki etkisini sürdüreceğini belirten Tuncel, bunun yalnızca bölgede Amerikan askerlerinin bulunup bulunmaması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Tuncel, "israil burada olduğu sürece Ortadoğu'da ABD'siz bir yapıya ulaşmamız mümkün değil. Çünkü israil burada var olduğu süre içerisinde Amerikan siyasal sisteminde çok etkili olduğu için oradaki karar vericiler israilin güvenliğini öncelediği için Amerika bir şekilde burada olacak. Bazen asker bulundurarak burada olacak, bazen kendi politikalarını uygulayan yöneticiler burada olduğu için olacak, bazen de savaş silahlarını göndererek burada olacak. Yani Amerika israille var burada. israil çıktıktan sonra olmayabilir." dedi.

ABD'nin Ortadoğu'daki varlığının yalnızca petrol, enerji kaynakları ve enerji koridorları üzerinden açıklanamayacağını vurgulayan Tuncel, isiyonist rejimin ideolojik ve siyasi konumunun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Tuncel, "Daha önceleri hep petrol diyorduk, enerji kaynakları, enerji koridorları diyorduk ama bununla beraber israilin kendisi de ideolojik olarak siyonizmle beraber burada var olduğu süre içerisinde Amerika'nın da burada var olacağını bilmemiz lazım. Amerika askerini çekiyor, bundan dolayı artık Amerika burayla ilgilenmeyecek gibi bir yanılgıya düşmememiz lazım." şeklinde konuştu.

ABD'nin bölgede doğrudan ve örtülü politikalar yürüttüğünü belirten Tuncel, istikrarsız yapıların ve toplumsal ayrışma kaynaklarının canlı tutulmasının da Washington'un bölgedeki etkisinin göstergelerinden biri olduğunu söyledi.

Tuncel, "Amerika'nın kendi politikaları içerisinde doğrudan uygulanan politikalar var. Bir de örtülü politikalar var. Nihayetinde bu bölgede istikrarsız yapılar istiyor. Toplumsal ayrışma kaynaklarını hem besliyor hem de aktif hâlde bırakmak istiyor. Bunlar da aslında Amerika'nın burada var olduğunu gösteren emareler." ifadelerini kullandı. 

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme