• Haberler
  • Gündem
  • İnönü Üniversitesi'nin kaynakları nereye harcandı?

İnönü Üniversitesi'nin kaynakları nereye harcandı?

SES Malatya Şube Başkanı Cansu Can, İnönü Üniversitesi'nin 2025 yılı Sayıştay denetim raporunda yer alan mali verilere dikkat çekerek, Döner Sermaye İşletmesi'nin 305 milyon 661 bin 702 TL zararla kapattığını ve giderlerin finansmanı için özel bütçeden 262 milyon 500 bin TL aktarıldığını belirtti. Can, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin açıklama ve şeffaflık çağrısında bulundu.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Malatya Şube Başkanı Cansu Can, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ekonomik ve çalışma koşullarına ilişkin yaptığı açıklamada, İnönü Üniversitesi’nin mali yapısına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Can, üniversitenin 2025 yılı Sayıştay denetim raporunda yer alan verilere dikkat çekerek, Döner Sermaye İşletmesi’nin yılı 305 milyon 661 bin 702 TL zararla kapattığını ifade etti. Can ayrıca, söz konusu giderlerin finansmanı için özel bütçeden 262 milyon 500 bin TL aktarım yapıldığını belirtti.

Üniversitenin sosyal tesis işletmesinin de yılı yaklaşık 1 milyon 774 bin TL zararla tamamladığını söyleyen Can, kamu kaynaklarının kullanımının kamuoyuna açık ve hesap verebilir şekilde ortaya konulmasını istedi.

“Bu kaynaklar nereye harcandı?”

Kamu kaynaklarının vatandaşların vergileriyle oluştuğunu belirten Can, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ücretlerine yapılacak artışlarda gösterilen hassasiyetin kamu harcamalarında da gösterilmesi gerektiğini savundu.

Can, “Sağlık ve sosyal hizmet emekçilerine gelince neden sürekli ‘kaynak yok’ deniliyor? Bizim ücretlerimize yapılacak artışın hesabı kuruş kuruş yapılırken, kamu kaynaklarının kullanımında ortaya çıkan yüz milyonlarca liralık rakamların hesabı neden aynı hassasiyetle sorulmuyor?” dedi.

“Emeğimizin karşılığı temel ücrete yansısın”

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının artan hayat pahalılığı karşısında geçim sıkıntısı yaşadığını ifade eden Can, çalışanların yoksulluk sınırının üzerinde, emekliliğe yansıyan, tek kalemde ve güvenceli ücret talep ettiğini söyledi.

Açlık sınırının 49 bin 655 TL, yoksulluk sınırının ise 124 bin 339 TL olduğunu belirten Can, “Markete, kiraya, faturalara yetişmek giderek zorlaşıyor. Maaşımız daha elimize geçmeden eriyor. Sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak yoksulluk sınırının üzerinde, emekliliğe yansıyan, tek kalemde ve güvenceli bir ücret istiyoruz” diye konuştu.

Performans ve teşvik ödemelerinin temel ücretin yerine geçmemesi gerektiğini savunan Can, çalışanların gelirlerinin emeklilik dönemine de yansıtılmasını istedi.

“Kriz dönemlerinde toplumun yanında olduk”

Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının COVID-19 salgını ve 6 Şubat depremleri sırasında ağır koşullarda görev yaptığını hatırlatan Can, çalışanların kriz dönemlerinde önemli sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Can, “COVID-19’da, depremde ve daha birçok kriz anında toplumun yanında olan bizler, bugün yoksulluk sınırının altında kalan ücretlerle yaşamaya mahkûm edilmek istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Sağlıkta şiddet için personel ve iş yükü vurgusu

Sağlık hizmetlerinde yaşanan randevu ve sonuç bekleme sürelerine de değinen Can, MR ve diğer görüntüleme işlemleri ile patoloji sonuçlarında yaşanan gecikmelerin hem hastaları hem de sağlık çalışanlarını olumsuz etkilediğini belirtti.

Personel yetersizliği ve ağır iş yükünün sağlık çalışanları üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Can, sağlık hizmetine ulaşmak için bekleyen hastalarla yoğun iş yükü altında çalışan sağlık emekçilerinin karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini söyledi.

Sağlıkta şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini savunan Can, yeterli personel istihdamı, iş yükünün azaltılması ve sağlık hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

“Hem hastanın hem sağlık emekçisinin hakkını savunuyoruz”

SES olarak nitelikli, ücretsiz ve ulaşılabilir sağlık hizmetini savunduklarını belirten Can, sağlık hizmetlerinin herkes için eşit biçimde erişilebilir olması gerektiğini ifade etti.

Can, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Gece gündüz çalışan, nöbet tutan, ağır iş yükü altında hizmet veren sağlık ve sosyal hizmet emekçileri olarak emeğimizin karşılığını istiyoruz. Kamu kaynaklarının nereye harcandığının açık, şeffaf ve hesap verebilir biçimde ortaya konulmasını istiyoruz. Çünkü bu kaynaklar halkın kaynaklarıdır.”

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme