Hani 'Ortak Akıl' vardı? STK'lar karar süreçlerinde yok!
Deprem Sonrası Göçün Sivil Toplum Kuruluşları Üzerine Etkileri Çalıştayı Özet Raporu'na göre, yerel yönetimlerin, kentteki sorunlarla ilgili karar alma süreçlerine STK'ların yeterince dâhil edilmediği ve bu nedenle yerel sorunların çözümünün zorlaştığı ifade edildi.
Geçtiğimiz günlerde Malatya Valiliği, Malatya Büyükşehir Belediyesi, Malatya Kent Konseyi, İnönü Üniversitesi, Malatya Turgut Özal Üniversitesi ve TÜİK Malatya Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen “Deprem Nedenli Göçün Malatya İline Etkileri” çalıştay dizisinin son oturumu, “Deprem Sonrası Göçün Sivil Toplum Kuruluşları Üzerine Etkileri” başlığıyla gerçekleştirilmişti. Deprem sonrası göç sürecinin STK’ların çalışma alanlarına, kent yaşamına ve toplumsal dayanışma mekanizmalarına yansımaları kapsamlı biçimde ele alındığı çalıştayın sonuç raporu yayımlandı.
Raporda, deprem sonrası süreçte yerel yönetimlerin, kentin sorunlarıyla ilgili karar alma süreçlerine STK’ların yeterince dâhil edilmemesinin, yerel sorunların çözümünü zorlaştırdığı ifade edildi. STK’ların yerel halkla kurduğu güçlü bağ sayesinde, yerel yönetimlerin ulaşmakta zorlandığı alanlarda önemli bir rol üstlenebileceği belirtildi.
Çözüm Önerileri
- Raporda, STK’ların sahada etkin bir biçimde görev alabilmesi için bazı çözüm önerileri de sunuldu. İşte çözüm önerileri:
- Sivil toplum kuruluşlarının sahaya hâkim, esnek ve çözüm odaklı yapıları ile yerel yönetimlerin kurumsal gücünün birlikte değerlendirilmesi,
- Katılımcılık, şeffaflık ve iş birliği temelinde güçlü bir yönetişim modelinin hayata geçirilmesi,
- Kentsel dönüşüm, ulaşım ve altyapı gibi büyük ölçekli projelerde STK görüşlerinin sistematik biçimde alınması,
- Meslek odaları ve ilgili STK’lar aracılığıyla “enflasyon ahlakı” konusunda toplumsal sorumluluk bilincini güçlendirecek çalışmalar yürütülmesi,
- Benzer amaçlarla faaliyet gösteren STK’ların birleşerek güçlenmesi, şeffaf ve proje üreten yapılar hâline gelmesi,
- Nitelikli iş gücünün geri dönüşünü teşvik edecek eğitim, barınma ve sosyal imkânların iyileştirilmesi ve kentte yürütülen iyileşme çalışmalarını görünür kılan, umut odaklı bir iletişim dilinin benimsenmesi,
- STK’ların sürdürülebilir biçimde faaliyet gösterebilmesi için belediyeler tarafından ortak kullanım esasına dayalı çalışma alanları, ofisler ve toplantı salonlarını içeren STK yerleşkelerinin oluşturulması,
- Valilik ve belediyeler bünyesinde STK’larla ilişkileri yönetecek sürekli ve aktif birimlerin kurulması, kamu kurumları ile STK’lar arasında düzenli ve şeffaf bir iletişim zemini oluşturulması
- STK'ların devletten sürekli yardım bekleyen yapılar olmaktan çıkıp, proje üreten ve kendi kaynağını oluşturan bağımsız yapılar haline gelmesi.
- Malatya’nın gelişimine katkı sunulması için STK’ların yaptığı çalışmalarda toplumsal bilinç oluşturulması amacıyla Kent Konseyleriyle beraber hareket edilmesi