• Haberler
  • Dünya
  • Azerbaycan-Filistin ilişkilerinin dünü ve bugünü

Azerbaycan-Filistin ilişkilerinin dünü ve bugünü

Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin Filistin politikaları, başkenti Doğu Kudüs olan ve 1967 sınırları çerçevesinde bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulması noktasında benzerlik arz etmektedir.

Uluslararası İlişkiler Analizler Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cavid Valiyev, Azerbaycan-Filistin ilişkilerinin dünü ve bugününü AA Analiz için kaleme aldı.

16 Temmuz 2026 tarihinde Azerbaycan'ı ziyaret eden Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa; Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yanı sıra Azerbaycan Başbakanı Ali Esedov ve Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova ile görüşerek ikili ilişkilerin geliştirilmesi için çok boyutlu müzakereler gerçekleştirdi. Filistin'in bağımsızlığının uluslararası toplum tarafından tanınmasının yaygınlaştığı ve ülkenin izolasyondan kurtulmasına yönelik desteğin arttığı bir dönemde yaşanan bu gelişme, Azerbaycan'ın Filistin'e desteğinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Görüşmeler, Filistin tarım ürünlerinin Azerbaycan'a tercihli koşullarda ihraç edilmesi ve ikili ekonomik işbirliğinin genişletilmesi açısından da önemli.

Muhammed Mustafa ile görüşmesinde İlham Aliyev, Doğu Kudüs'ü başkent olarak kabul eden bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasının Azerbaycan Devleti tarafından desteklendiğini vurguladı. Muhammed Mustafa ise Filistin meselesine sağlanan sürekli siyasi, diplomatik ve insani destek için Azerbaycan Devleti'ne ve halkına teşekkür ederek, bu desteğin Filistin halkı tarafından asla unutulmayacağını belirtti.

Azerbaycan ile Filistin arasında diplomatik ilişkiler yeni değil. Neredeyse Azerbaycan'ın bağımsızlığına dayanıyor. Bu anlamıyla ilk diplomatik ilişkiler 15 Nisan 1992'de kuruluyor. Bu tarihten itibaren Azerbaycan, hem ikili düzeyde hem de uluslararası kurumlar çerçevesinde Filistin Devleti'nin kurulmasına destek vermiştir. İkili ilişkilerde kritik dönüm noktası, Ekim 2009'da Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki'nin Azerbaycan'ı ziyaret etmesi oldu. Maliki'nin ziyaretinde, Azerbaycan ve Filistin Dışişleri Bakanlıkları arasında siyasi istişarelere ilişkin mutabakat zaptı, uluslararası kuruluşlarda işbirliğinin güçlendirilmesi ve Filistinli diplomatların Azerbaycan'da eğitim almasına ilişkin anlaşmalar imzalandı. Bu ziyaretten kısa bir süre sonra, Ekim 2011'de Filistin'in Azerbaycan'da doğrudan temsilciliği açılmıştır. Günümüzde de faaliyetini sürdüren bu temsilciliğin masrafları Azerbaycan tarafından karşılanmaktadır.

Mahmut Abbas'ın 2011'deki Azerbaycan ziyareti

Mahmut Abbas'ın 2011'deki ziyareti, Filistin'den Azerbaycan'a en üst düzeyde gerçekleşen ilk ziyaretti. Ziyaret sırasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Abbas'la görüşmesinde, egemen bir Filistin Devleti'nin bir an önce kurulması ve başkentinin Doğu Kudüs olması gerektiğini vurgulamıştır. Dolayısıyla Filistin meselesinin iki devletli çözümü, başından itibaren sürekli bir şekilde Azerbaycan'ın devlet politikası olmuştur. Azerbaycan, Filistin'e somut desteğini maddi ve manevi yardımlarla da sürdürmüştür.

Mahmut Abbas'ın ziyareti sonrası ikili ilişkiler hızla gelişirken, diğer yandan Azerbaycan'ın Filistin'e maddi desteği de artmıştır. Örneğin, 11 Haziran 2013'te Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Filistin halkına yardım amacıyla bir konferans düzenlenmiş ve bu konferansta Azerbaycan, Filistin Devleti'ne 5 milyon dolar tutarında yardımda bulunmuştur. Tam bir yıl sonra, 29 Eylül 2014'te Azerbaycan hükümeti, Gazze Şeridi'ndeki insani krizin çözümüne yardımcı olmak için 635 bin dolar aktarmıştır. Nisan 2018'de ise Bağlantısızlar Hareketi (NAM)'nin "Sürdürülebilir Kalkınma için Uluslararası Barış ve Güvenliğin Desteklenmesi" başlıklı 18. Ara Dönem Bakanlar Toplantısı'nın bir parçası olarak Bağlantısızlar Hareketi Filistin Bakanlar Komitesi'nin toplantısı Bakü'de yapılmıştır. Aynı yılın kasım ayında Filistin liderliğinin talebi üzerine Azerbaycan, Filistin Devleti'nin Asya'daki Büyükelçileri Konferansı'na ev sahipliği yapmıştır. Bu sürecin, Filistin üzerinde baskıların arttığı ve Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olmasına ilişkin tartışmaların yaşandığı bir dönem olması nedeniyle Azerbaycan'da yapılan toplantılar Filistin'e somut destek sağlamış ve meselenin uluslararası alanda gündeme gelmesine katkıda bulunmuştur.

Karabağ Zaferi sonrası ilişkiler

Azerbaycan'ın Karabağ Zaferi'nden sonra iki ülke ilişkileri daha da gelişerek derinlik kazanmıştır. Kasım 2022'de Azerbaycan Milli Meclisi, Filistin'de Azerbaycan temsilciliği açma kararını onaylamıştır. Filistin Dışişleri Bakanı Riyad Maliki bu kararı, başkenti Doğu Kudüs olan Filistin Devleti'nin kurulması adına önemli bir adım olarak nitelemiştir. 31 Mart 2023'te Azerbaycan'ın Filistin'deki temsilciliği açılmış ve aynı tarihlerde Filistin'de Azerbaycan tarafından bir okul inşa edilmesi kararlaştırılmıştır.

Azerbaycan, BM Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) aracılığıyla bu ülkeye düzenli insani yardım sağlamaya halen devam etmektedir. Son olarak 2023 yılında Azerbaycan, Gazze'ye 2 milyon dolar yardım ayırmıştır. Günümüzde toplam 37 Filistinli öğrenci Azerbaycan'da eğitim almaktadır ve bunlardan 23'ü "Haydar Aliyev Uluslararası Eğitim Bursu" aracılığıyla eğitimini sürdürmektedir. Bu 23 öğrenci, savaşın devam ettiği bir dönemde Gazze'den Azerbaycan'a getirilmiştir.

Azerbaycan, bağımsız Filistin Devleti'nin kurulması konusundaki desteğini Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde de sürdürmüştür. Gazze soykırımının devam ettiği dönemde BM'de yapılan kritik oylamalarda Azerbaycan'ın Filistin'e olan desteği açık bir biçimde ortaya konmuştur. Örneğin Azerbaycan, 12 Haziran 2025 tarihinde BM Genel Kurulu tarafından yapılan oylamada; Gazze'de derhal ateşkes ilan edilmesini, tüm rehinelerin serbest bırakılmasını ve iki milyon Filistinliye acil ihtiyaç duyulan gıda yardımlarının engelsiz ulaştırılmasını talep eden kararın lehine oy kullanmıştır. Bunun yanı sıra, 19 Eylül 2025'te BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada, İsrail ve Filistin arasında iki devletli çözüm için somut, acil ve geri dönülmez adımlar öngören deklarasyon desteklenmiştir. Bu kararda Gazze'de sivillere ve sivil altyapıya yönelik İsrail saldırıları ile ablukası kınanmıştır. Karar ayrıca, BM Genel Kurul toplantısına katılacak Filistinli yetkililerin vizelerinin ABD tarafından iptal edilmesine karşı çıkarak, onların BM Genel Kurulu'nun 80. Toplantısı'na katılımlarını desteklemiştir. Bunlara ek olarak Azerbaycan'ın BM Temsilciliği, 3 Aralık 2025 tarihinde BM Genel Kurulu'nda; BM'nin Filistin'e karşı sorumluluğunu yeniden teyit eden ve 1967 sınırları çerçevesinde iki devletli çözümün desteklenmesini talep eden karar tasarısına da "evet" oyu vermiştir.

Sonuç olarak, Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin Filistin politikaları, başkenti Doğu Kudüs olan ve 1967 sınırları çerçevesinde bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulması noktasında benzerlik arz etmektedir. Yukarıda anlatılanlar ise Azerbaycan'ın Filistin'e sağladığı desteğin sadece bir kısmıdır. Azerbaycan bu desteği; kendi topraklarının işgal altında olduğu ve 1 milyon civarında göçmenin ülke ekonomisi üzerinde yük oluşturduğu zor dönemlerde dahi, üçüncü ülkelerin etkisinde kalmaksızın sağlamıştır. Azerbaycan'ın Filistin meselesine temel yaklaşımı BM Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuk temelli olmuştur. Bu bağlamda Azerbaycan, kendi topraklarının işgal altında olduğu dönemde olduğu gibi, işgal bittikten sonraki süreçte de uluslararası hukukun temel ilkelerinin yerine getirilmesini desteklemiştir.

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
AA

Bakmadan Geçme