Aşırı tüketim kadar ani dalgalanmalar da tehlike oluşturuyor
Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Emin Selahattin Umdu, Türkiye'nin üretim kapasitesinin artan elektrik talebini karşılayabilecek durumda olduğunu ancak asıl sorunun altyapı eksikliği ve enerji kalitesi olduğunu vurguladı.
Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Emin Selahattin Umdu, Türkiye'nin elektrikteki altyapı ve enerji kalitesi hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Talep artıyor, altyapı yetersiz kalıyor diyen Dr. Öğretim Üyesi Emin Selahattin Umdu, Avrupa Birliği'nin bu konuda yaptığı büyük yatırımlara dikkat çekerek Türkiye'nin de şebeke sistemini güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'nin elektrik üretim kapasitesinin, artan talebi kısa vadede karşılayabilecek düzeyde olduğunu öne süren Dr. Umdu şunları söyledi:
"Asıl sorun üretim değil, dağıtım altyapısı ve enerji kalitesi. Mevcut şebeke sistemi bu yoğunluğu kaldıramıyor. Trafo kapasitelerinin artırılması, akıllı şebeke teknolojilerine geçiş ve enerji depolama tesislerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Özellikle elektrikli araçların yaygınlaşması, bireysel şarj istasyonlarının artışı ve sanayi alanındaki yüksek tüketim talepleri, şebekeye olan yükü her geçen gün daha da artırıyor. Bu noktada klasik altyapının yeterli olamaz. Sistemin esnek ve anlık kontrol edilebilir hale gelmesinin zorunlu."
“Esnek ve akıllı altyapı”
Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü'nden Dr. Öğretim Üyesi Umdu, enerji üretiminin değil, enerjiyi güvenli ve kaliteli şekilde ulaştırmanın artık öncelikli konu olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
"Kullanıcı ürünleri çok hızlı gelişiyor. Ancak altyapı yenilemeleri bu hızın gerisinde kalıyor. Dünyanın tüm ülkeleri için bu, öncelikli ve ortak bir sorun. İleriye dönük sürdürülebilir bir enerji politikası için sadece üretim kapasitesine değil, güçlü, esnek ve akıllı altyapılara da yatırım yapılmasının zorunlu olduğu bir kez daha gözler önüne seriliyor."
“Avrupa'da altyapıya milyarlarca Euro yatırım”
Dr. Öğretim Üyesi Umdu, gelişmiş ülkelerin enerji politikalarının temelinde yer alan Enerji Üçlemesi (Energy Trilemma) kavramına dikkat çekerek, "Gelişmiş ülkeler; enerji güvenliği, enerjiye eşit erişim ve çevresel sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket ediyor" dedi.
Avrupa Birliği'nin 2040 yılına kadar planladığı yatırımlara dikkat çeken Dr. Umdu şöyle devam etti:
"Avrupa Birliği'nin yatırım planlarına değinecek olursak; Elektrik dağıtımına 730 milyar Euro, elektrik iletim şebekelerine 477 milyar Euro yatırım planı mevcut. Bu miktarın 130 milyar Euro'su, sınır ötesi projelerle AB genelinde elektrik piyasası entegrasyonunu geliştirmeye ayrıldı. Açık deniz rüzgâr çiftliklerini karaya bağlayacak altyapılar için 51 milyar Euro yatırım gerekiyor. Akıllı şebekeler ve sayaç sistemleri, verimlilik artışı ve sistem kayıplarının azaltılması için AB gündeminde önemli bir yer tutuyor. REPowerEU Planı ile 300 milyar Euro ek fon ayrıldı. Yenilenebilir kaynaklarda kapasite rekor seviyelere ulaştı: 338 GW güneş enerjisi, 234 GW rüzgâr kapasitesi. Bugün AB'de elektriğin yüzde 47'sinden fazlası yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor. Bizlerin de bu ölçekte olmasa bile ülkemiz için öncelikli alanlarda alt yapı yatırımlarımızı arttırmamız gerekiyor."