- Haberler
- Siyaset
- AK Parti Malatya vekillerine 'Tutarsızlık' eleştirisi: 23 yıldır şehri kim yönetti?
AK Parti Malatya vekillerine 'Tutarsızlık' eleştirisi: 23 yıldır şehri kim yönetti?
AK Parti Malatya milletvekillerinin tutarsız açıklamaları Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan'ı çileden çıkardı. 23 yılda tarım alanlarının imara açılmasının, bitmek bilmeye projeler ve belediyelerin borç batağına sürüklenmesinin sorumlusunun yine AK Parti olduğunu belirten Paşahan, şehrin sahipsiz olmadığını söyledi.
Son dönemde AK Parti Malatya milletvekillerinin, Malatya’daki projeler hakkında yaptığı yorumları değerlendiren Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Hamza Paşahan, yaptığı yazılı açıklamada, vekillerin sorumluluktan kaçtığını, başarısızlığın örtülmeye çalışıldığını vurguladı.
Şehir 20 Yıl Bekletildi
AK Parti Milletvekili Bülent Tüfenkci’nin çevre yolunun kendi döneminde ilerlediğini söyleyerek yıllardır bitirilemeyen bir projeyi sahiplendiğini dile getiren Paşahan, “ Oysa gerçek açıktır: Malatya Çevre Yolu Projesi 20 yılı aşkın süredir devam etmekte ve hâlâ tamamlanmamıştır. Bir şehir 20 yıl boyunca bekletilmiş, hâlâ temel bir ulaşım sorunu çözülememiştir.” dedi.
Babacan Kendi Partisini Eleştirdi
AK Parti Milletvekili Abdurrahman Babacan’ın, seçim döneminde çarşı projesinde oy kaybetmemek için taviz verdiklerini itiraf ettiğini vurgulayan Paşahan, şunları söyledi:
“Babacan, seçim döneminde çarşı projesinde oy kaybetmemek için taviz verdiklerini itiraf etmiş, ardından da o küçük alana çarşı yapılmaması gerektiğini söylemiştir. Sonrasında “Bu şehrin imarı nasıl bu hale gelmiş, akıl dışı” diyerek 23 yıllık kendi yönetimlerini suçlamıştır. Gerçek ise nettir: Malatya 23 yıldır AKP tarafından yönetilmektedir. Bugün eleştirilen imar düzeni, sıkışmış alanlar, yanlış kararlar ve acele projeler bu dönemin eseridir.”
Bostanbaşı İmara Açılırken Koca Etkin İsimler Arasındaydı
Bostanbaşı Mahallesi’nin imara açılmasına karşı olduğunu açıklayan AK Parti Milletvekili İhsan Koca’nın o dönemde en etkin isimler arasında yer aldığını ifade eden Paşahan, “AK Parti Milletvekili İhsan Koca, Bostanbaşı’nın imara açılmasına karşı olduğunu iddia etmiştir. Ancak bu kararlar alınırken kendisi AK Parti’nin en etkin isimleri arasındaydı; il başkanlığı yaptı, iki dönem milletvekilliği yaptı ve karar süreçlerinin merkezindeydi. Bugün “Karşıydım” demek, sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.” diye konuştu.
Belediye Borç Batağına Sürüklendi
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’in, göreve gelir gelmez ilk maaşı kredi çekerek ödediklerini açıklamasının belediyenin nasıl bir borç bataklığına sürüklendiğinin ispatı olduğunu kaydeden Paşahan, “23 yıllık yönetimin ardından Malatya’nın belediyesi maaş ödeyemez hâle gelmiştir. Yine “Sahada çalışacak adam yok, herkes masa başı” sözleri, yıllardır süren kadrolaşmanın ve torpil düzeninin açık itirafıdır.” dedi.
Malatya Bu Tabloyu Hak Etmiyor
Malatya’daki durumu eleştirenlerin geçmişte dönemde de şehri yönetenler arasında bulunduğunu aktaran Paşahan, vekillerin sorumluluğu üzerlerinden atmaya çalıştığını ifade etti. Malatya’nın bu tabloyu hak etmediğini vurgulayan Paşahan, son olarak şunları ekledi:
“Tüm bu açıklamalar şunu göstermektedir: Bugün şikâyet edenler, dün bu şehri yönetenlerdir. Bugün eleştirenler, dün imza atanlardır. Bugün sorumluluğu başkasına atanlar, dün yetkiyi elinde tutanlardır. Malatya bu tabloyu hak etmiyor. Bu şehir; adaletli yönetime, doğru planlamaya, şeffaflığa ve liyakate muhtaçtır.
Saadet Partisi olarak; ekibimizle birlikte Malatya’nın tüm sorunlarını yakından takip ediyor, gündeme taşıyor ve somut çözüm önerileri sunuyoruz. Bu şehri sahipsiz bırakmıyoruz. Herkes sussa da biz susmayacağız. Doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biz Milli Görüş’üz; milletin, hakkın ve adaletin yanında durmak bizim vazifemizdir. Malatya yalnız değildir. Malatya sahipsiz değildir. Biz buradayız ve bu şehrin geleceği için kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz.”
AK Parti’nin hizmet anlayışı ortadadır. Malatya'ya yapılan çevre yolundan, yeni konut projelerine; altyapı yatırımlarından, şehir merkezinin yeniden ayağa kaldırılmasına kadar onlarca çalışma yürütülüyor. Tayyip Erdoğan’a yoldaşlık edenlerin iz bırakması boşuna değildir. Bugün bölgede yaşayan her depremzede, devletin şefkatini, ciddi gayretini görmektedir. Bu gök kubbede hoş bir sada bırakmak da budur. Türkiye’nin insanlığı önceleyen duruşu, dünyanın mazlumlarına umut veren devlet bilinci işte böyle görünür. Peki Saadet cephesinde ne var? Daha birkaç gün önce Genel Başkanları Mahmut Arıkan canlı yayında “Cumhur İttifakı ile masaya oturabiliriz” dedi. Pakistan gezisinde Cumhurbaşkanı’na duyulan saygıdan bahsetti. Demek ki bir yerde hakkı teslim etmek zorunda kaldılar… Çünkü gerçek kendini dayatır. Ama işte samimiyet meselesi tam da burada ortaya çıkıyor: Bir yandan “AK Parti başarısız” diyeceksiniz, Bir yandan “Cumhur İttifakı'na oturabiliriz" diyeceksiniz… Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Cumhur İttifakı’na katılmak isteyen kapıyı bilir. “Masaya oturalım, şart konuşalım” diyerek gelinmez. Milletin geleceği için var olmak isteyen gelir, “bu davada benim de emeğim olsun” der. Pazarlıkla ittifak olmaz, koltuk hesabıyla hiç olmaz. Üstelik geçmişte “İstanbul’u biz kaybettirdik” demediler mi? Camii önünde ayakkabıyla poz verenlerle kol kola yürümediler mi? “CHP ile ittifak” dediklerinde alkış tutan kimdi? Bugün kalkıp “Biz de varız” demek siyasi ciddiyet değildir, fırsatçılıktır. Erdoğan’ın 23 yıldır verdiği mücadele ortada: Bu ülkenin bağımsızlığı, savunma yatırımları, mazluma el uzatması, bölgenin yeniden imarı hepsi bu irade sayesinde oldu. Dünyanın dört bir yanından insanlar Türkiye’ye hayranlıkla bakarken Paşahan’ın hâlâ “yapılmadı, başarısızlık var” dili Malatya’ya fayda değil, köstek olur. Bugün mesele kişisel değil, memleket meselesidir. Kim samimiyse millet onu bilir. Kim gayretliyse tarih onu yazar. Bu nedenle en doğrusu şudur: Eleştiren değil çalışan, bahane arayan değil çözen, fırsat kollayan değil hizmet eden kıymetlidir.
Bakmadan Geçme