Yazı Detayı
10 Eylül 2018 - Pazartesi 00:11
 
İDLİB DÜŞERKEN
Enes Tarım
 
 

"Eğer sen başka insanların emniyetinden, ızdırabından gamlanıp kederlenmiyorsan sana Ademoğlu demek yakışmaz" Sadi Şirazi

Tahran’da Türkiye, İran ve Rusya'yı bir araya getiren Zirve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu sözleri ile başladı.

Ruhani’nin yani İran’ın önerisi ise; "Bütün teröristler silahları bıraksınlar" idi. Sanki kendileri terörist değil de Suriye’nin meşru bir gücü imiş gibi...

***

Tahran'da bu Cuma Türkiye - Rusya ve İran arasında gerçekleşen kritik zirvenin ardından ortak bildiri yayınlandı. 12 maddelik bildiride özetle:

  • Suriye’nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğinin altı çizilirken DAEŞ, Nusra, El Kaide ve bunlarla bağlantılı tüm diğer gruplar ve oluşumların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla işbirliğini sürdürme kararlılığı vurgulandı.
  • Suriye ihtilafının sadece müzakere yolu ile siyasi bir süreç yoluyla sona erdirilebileceğine olan inanç yinelendi.
  • Anayasa Komitesi’nin kurulması ve yeni anayasa çalışmalarının başlatılması önerilerek Suriyelilerin normal hayata dönüşü için insani yardım, mayın temizliği ve altyapıyı eski haline getirmek için uluslararası topluma çağrıda bulunuldu.
  • Son önemli bir anekdot ta sığınmacıların güvenli olarak geri dönüşleri için gerekli şartların oluşturulması, alıkonanların ve kaçırılanların serbest bırakılması, cenazelerin teslimi ve kayıp şahısların tespiti idi.

***

Çok dikkat çekmese ve konuşulmasa da geçen hafta 31 Ağustos tarihli Resmi Gazetede Cumhurbaşkanlığı kararı ile terör örgütleri listesine “Heyet Tahrir El Şam” da eklenmişti. Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği El Kaide’nin Suriye kolu El Nusra kendini feshetmiş, grubun kadroları Esat yönetimine karşı savaşan diğer muhalif gruplarla da birleşerek “Heyet Tahrir El Şam” adı altında bir çatı oluşumu kurmuştu.

Ve HTŞ Esad karşıtı muhaliflerin mevzilendiği son vilayet olan İdlib’in yaklaşık yüzde 60’ından fazlasını kontrol ediyordu. Bu gelişmelerden sonra önümüzdeki günlerde İdlib operasyonun bir numaralı hedefi olarak Heyet Tahrir El Şam gösteriliyor. 

*** 

Tüm bunlar Tahran’da gerçekleşirken İdlib’de ise Esed rejimi ve müttefiklerinin olası operasyonuna karşı gösteriler vardı. İdlib kent merkezinde cuma namazı sonrası düzenlenen gösteriye katılan kalabalıklar, Türkiye'den koruma talebinde bulunuyor ve Suriye Devrim Bayrağı beraberinde Türkiye bayrağı ile Erdoğan yanlısı dövizler taşıyordu…

***

Ortak bildiriden anlaşılan o ki, İdlib’e yönelik geniş çaplı bir saldırı kentte yaşayan yaklaşık üç milyon kişinin Türkiye sınırına yığılmasını şu an için rafa kaldırıldı. Anladığımız kadarıyla böyle büyük bir kıyım şu an için yaşanmayacak ve İdlib gerginliği azaltma bölgesi statüsünde kalmaya devam edecek. Ancak rejim güçleri buna karşın yer yer İdlib’e yönelik havadan Rus uçakları, karadan ise Eset ordusu ve İran Hizbullahları ile saldırılarını sürdürerek içerisindeki kadın çocuk ve yaşlılarla beraber küçük saldırılarla yavaş yavaş öldürecek. Daha önce Guta ve Hama’da olduğu gibi…

***

İşin ilginç yanı Suriye savaşı başlarken ülkenin dört bir yanında mitingler yaparak Esed’in kuklalarını yakanların İdlib’de önümüzdeki süreçte yaşanacak katliamlar için anlaşılmaz bir biçimde sessiz kalışı.

İhsan Şenocak Hoca’nın da dediği gibi:

“İdlib…

Sanki vurulan bir İslam şehri değilmiş gibi sessiz Müslümanlar.

Sanki tatbikat yapan bir ordu boş dağlara bomba atıyor gibi sessiz BM’ in ABD’nin insan kılıklı haydutları.

Ateşten Hz İbrahim’i Söğütten Osmanlıyı çıkaran Allah’a yemin olsun ki yıkılacak bu küresel zulüm sistemi…”

Selam ve dua ile…

 
Etiketler: İDLİB, DÜŞERKEN,
Yorumlar
Haber Yazılımı