Yazı Detayı
04 Aralık 2018 - Salı 19:51
 
Gökdelen yer karıştıran
Nesibe Aldemir
 
 

 Bir yolculuk ki zamanı eriten insanı çileden çıkaran. Ah bu Malatya caddeleri diye serzenişte bulunduran.

 Malatya’mızda adım adım ilerleyen trafiğin içinden çıkmak ve gideceğin yere ulaşmak bir hayli zorlaştı. Trafiğin yoğun olduğu illerimizden olan İstanbul trafiği gibi olmaya ramak kaldı. Neden mi dersiniz? Dar yollarımızdan tutun da plansız yapılarımıza kadar birçok etken sayıla bilinir.

 Şehrimizin merkezi noktalarından olan Atatürk Caddesi ile Akpınar Meydan girişinin köşesinde yapımı devam eden bir gökdelen… Trafik çilemizi iki katına çıkaracak olan bu gökdelen daha farklı bir yere yapılamaz mıydı? Malatya’da yer kalmamış sanırım. Hoş bu bina hiçbir yere yakışmaz da bari şehrin göbeğine yapılmasaydı.

 Şehirlerin kimliğini ve doğasını bozan, betonlaşma ile şehirleri boğucu bir atmosfere sürükleyen dikey yapılaşmalardan biri daha hayata geçmek üzere. İyi güzel hoş da bize ne ki bundan? Herkes işine baksın efendim diyenler olacak. Ruhsatı alan Üsküdar’ı geçmiş, ruhsatı veren sonumuzu düşünmemiş. Deprem bölgesiymiş aman İstanbul’da öyle orada yüksek yapıda binalar yok mu? Var tabi ki ama gel görelim canım İstanbul’um çok mu memnun halinden?

  Ciddi anlamda yüksek olan binalar türbülans oluşturup İstanbul’a esen rüzgarı kesiyor. Rüzgârın şehre girişine engel olan gökdelenler bir set gibi kale gibi adeta İstanbul’un dış surları haline gelmiş durumda. Yani tabiri caizse İstanbul boğuluyor. İşin bu kısmı her ne kadar Meteorolojik Etki Değerlendirme kapsında yer alsa da yaşam kalitesini düşüren önemli etkenler arasındadır.

 Yüksek binayı modernleşmek olarak görenlerimiz de var. Hatta bu binanın buraya dikilmesini ufuktaki genişlik olarak yorumlayıp kendini vizyon sahibi olarak görenlerimiz de. Yanındaki eski yapıdaki binalar mı aman onlar zaten yukarıdan belli olmaz. Lakin bazen görünen şehir kılavuz da ister. Bu kılavuz hakiki anlamda çıplak gözle bakmayı bilen insaf sahibi mimar, mühendis vs. olabilir.

 Onu da geçelim bizde bu yüksek binayı kaldıracak cadde yok yol yok. Şu halimizle trafiğin çekilesi yokken bina tamamlanıp faaliyete geçtikten sonra ki halini düşünemiyorum. Hadi bunu da geçelim gerçi bu trafikte geçmek ne mümkün. Neyse geçtik varsayalım gittikçe betonlaşan Malatya’nın yüreği ne olacak? Yeşil alan, temiz hava, oksijen, açık alan hepsi birer birer yok oluyor. Betonlaşan şehrin hangi balkonun da nefes alacağız? Alış-veriş Merkezleri, Gökdelenler oksijen kaynağı olur mu bize? Ya da trafiğimizi biraz olsun rahatlatır mı yüksek katlı binalar?

  Bir zamanlar yeşiline hayran kalınan Karakavak, Barguzu, Kileyik, Aşağıbanazı, Tecde belki daha sayamadığım Malatya’mızın güzide yeşil alanları betonlarla donatıldı. Lüks binalar bu güzelliklerin yok olup gitmesine tercih edildi. Kimileri kazandı, kimileri rant sağladı. Ama şu da bir acı gerçek ki Malatya’ma yazık oldu.

 Bugün metro şehirler dizayn ediliyor. Teknolojinin gelişmişliği dillere dolanıyor. Fakat bir türlü akıl sır ermiyor. Değer mi birilerini memnun etmek için bütün şehir insanın hayatını zorlaştırmaya, geleceğimizi kendi ellerimizle çölleştirmeye? Soru çok değerleri dostlarım, cevabı olmayan türden. Bugün şehrin göbeğine gökdelenler dikiliyor yerde yaşanacaklar umursanmadan. Tabiri caizse bir gökdelenimiz olacak ama ve lakin yer karıştıran türden. Bunun doğuracağı olumsuz sonuçları ise yediden yetmişe hepimizi ilgilendiriyor. Selam ve dua ile Allah’a emanet olunuz.

 
Etiketler: Gökdelen, yer, karıştıran,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Mart 2019
LANETLEMEKLE OLMUYOR
05 Mart 2019
HANGİ 8 MART?
26 Şubat 2019
KARA LEKE
20 Şubat 2019
İŞTE BİZ BUGÜN TÜKENİYORUZ
05 Şubat 2019
SADELEŞTİRME SANATI
29 Ocak 2019
BİR POŞETE SIĞAR MI?
22 Ocak 2019
ÖMÜR BOYU SOLMAYAN NİLÜFER ÇİÇEKLERİ
15 Ocak 2019
İSTENMEDİK NOKTA
09 Ocak 2019
MALATYA ADAYINDAN MEMNUN
01 Ocak 2019
Meydanlar genişlerken
19 Aralık 2018
YAKIN GURBET
11 Aralık 2018
YOK ARTIK
27 Kasım 2018
PARK SORUNUMUZ
20 Kasım 2018
EN BÜYÜK SORUN
13 Kasım 2018
YEMEN ÖLÜYOR
07 Kasım 2018
İKİ KELAM EDELİM
30 Ekim 2018
BİLENLE BİLMEYEN BİR OLUNCA
23 Ekim 2018
SAHNE SİZİN
16 Ekim 2018
CEPTEKİ ELLER VİCDANA
09 Ekim 2018
Anlamı Sözde Kalanlardan
03 Ekim 2018
CEVAPSIZ KALAN SORULAR
25 Eylül 2018
HAYIRLI OLSUN
19 Eylül 2018
ÇEŞMENİN BAŞINDA SUSUZ KALMAK
12 Eylül 2018
ÖZLENEN KIYAMET
04 Eylül 2018
BİR ADIM DAHA
28 Ağustos 2018
NE GÜZEL BİR SANAT
14 Ağustos 2018
DOLAR GİDER ÜLKE KALIR
07 Ağustos 2018
BİRLİK BULVARI
31 Temmuz 2018
İSTİŞARE
24 Temmuz 2018
YA DUYMAZSA!
10 Temmuz 2018
HER DAİM AÇIK KAPI
03 Temmuz 2018
UÇURUMUN EŞİĞİNDE
26 Haziran 2018
YİNE YENİDEN YENİLENMEK
19 Haziran 2018
OY'UN İÇİNDE OYUN
05 Haziran 2018
BOŞU BOŞ DOLDURUR
24 Mayıs 2018
İNSAF MI İSRAF MI?
16 Mayıs 2018
HOŞ GELDİN RAHMET AYI
01 Mayıs 2018
SEVMEK VE SEVİLMEK İÇİN GÜNÜNÜ BEKLE
24 Nisan 2018
SADECE SADELİK
19 Nisan 2018
KİTAPLARA DOĞRU ATILAN ADIMLAR BÜYÜYOR
18 Nisan 2018
MALATYA’DA TARIM FUARI VE TARIM
10 Nisan 2018
KADRO AHLÂKI
03 Nisan 2018
VEFA
27 Mart 2018
CENNET-İ MEKÂN
21 Mart 2018
DUA ÜSTÜNE DUA ALMAK
14 Mart 2018
UMUDA GAYRET
07 Mart 2018
İNSANLIK HANGİ MEVSİMDE?
Haber Yazılımı