Yazı Detayı
15 Ekim 2018 - Pazartesi 21:13
 
FAYDA ÜRETMEK İSTİYROSAK
Necip Cengil
 
 

  Fayda üretmek istiyorsak…

  Kırmadan, dökmeden konuşmalı ve yazmalı;  hakaretten, aşağılamadan, ötekileştirmekten, alaydan uzak bir dilimiz olmalı.

  Her haliyle insanlık ve kardeşlik kokmalı kelimelerimiz ve sözlerimiz.

  “Söyle insanlara (kullarıma) güzel olanla konuşsunlar” ifadesinin verdiği mesaj budur.

  Faydadan istifade etmek istiyorsak…

  Kulağımızı, yüreğimizi insanca, kardeşçe fayda için yazılanlara ve konuşulanlara açmalıyız.

  Her haliyle “onlar dinler ve sözün güzeline uyarlar (istifade ederler)” ifadesini yaşamlıyız.

  Kime danıştığımız önemlidir. Sözün güzelini söyleyene, güzelliğin doğru ve hakikat üzere söylenen sözler olduğunu bilmeli ve amacı efsunlamak, yanıltmak olmayan sözlere uymalıyız. Nice insanın bize danışmanlık yaptığını varsayarız fakat bizi saptırdıklarını, onların efsunlayan, yağcılık üzere etkileyen yaklaşımlarından dolayı zamanında anlamayız. Alır götürürler bizi, uyandığımızda, bütün dost seslerin ağıt yaktıklarını görürüz.

  Bizi adam gibi eleştiren, uyaran, sapmalarımızı hatırlatan kişileri dost edinmeli… Ne yaparsak yapalım, alkışlayıp, “sen her şeyin en doğrusunu bilirsin” diyenleri kendimizden, karar organlarımızdan uzak tutmalıyız.

  “Ötelerden gelen hak ehli birinin, gönül rahatlığıyla savunabileceği” işlerimiz, kararlarımız olmalı.

  Kimseyi düşmanlaştırmamalı, dostların sayısını çoğaltıp arkadaşlıkları geliştirmeliyiz lakin “kişi arkadaşının yolu üzerindedir” ifadesini doğru düşünmeli ve bizi yanıltmak, yanılgılarımızdan çıkar üretmek isteyenlere dikkat etmeliyiz. Nice insan bize hak suretiyle yaklaşır lakin amacı saptırmaktır. Öyle ki, sizi uyaran dostlarınıza sizin adınıza saldırır, aşağılamaya çalışır, o dost sesleri sizden uzaklaştırır. Sonra sapmalarınız artar, derinleşir ve “nereden geldik, nasıl geldik buraya” demeye başlarsınız.

  Tarih çöle gönüllü sürgüne giden dost seslere de, dostlar girmesin diye inşa edilen ve kapılarında sizi saptırmak isteyenlerin beklediği konaklara da şahitlik eder.

  Fayda üretmek istiyorsak…

  İşi ehline vermeli…

  Ehil nedir peki?

  Her duruma göre nasıl kıvırabileceğini geliştiren, yanlışa yanlış demeyen, isteklerinizi, faydalı-zararlı, sizi eritecek kararlar demeden uygulayan, mutlak itaat halinde, “kurşun asker” diye tabir edilenler midir ehil olanlar? Yoksa “dediklerinden ve kararlarından, şu doğru, şu yanlış, şu seni hem dünyada hem ahirette zorda bırakacak bir iş, ne söylediğine ve ne yaptığına dikkat et” diyerek, yol göstermeye, yanlıştan çevirmeye çalışan mıdır?

  Bazen ehil, fikren, inanç ve ideolojik kabuller açısından sizden uzak biri de olabilir. Ve bazen “ehil” ifadesinden uzak ama ideolojik şemsiyenizin altına sığınarak sizden nemalananlar vardır. Mutlak itaatlerine bakarak onlara iş verirsiniz, onlar sizi ateşe, uçuruma doğru sürükler.

  Fayda üretmek istiyorsak, başımıza buyruk değil istişare ehli olmalıyız.

  İstişare kimle yapılır bilmeliyiz.

  Öncelikle hangi konuda istişare edeceksek, o konunun ehli olanları bulmalıyız. Bunu belirlerken “bizden” “bizden değil” gibi “tuzak, peşin hükümlerden” kaçınmalıyız.

  Kişi insan kalabilmişse, adamsa bizdendir.

  Adil davranabiliyorsa bizdendir.

  Merhametliyse, sözü dinleyip tartıp doğru olana karar verebiliyorsa bizdendir.

  Fayda üretmek istiyorsak kitabın dilini, ilim dilini, adalet ve merhamet dilini iyi öğrenmeliyiz.

  Fert olarak, dernekler, vakıflar, siyasi kurumlar, kamu ve özel teşekkülleri olarak fayda üretmek istiyorsak bir kez daha düşünmeliyiz: Neyi yanlış yaptık, işler niye bizi batağa çekiyor, dostlarımız bize niye kırgın, ehil ama çöle gönüllü sürgün insanları tekrar nasıl hayatın içine çekebiliriz?

 
Etiketler: FAYDA, ÜRETMEK, İSTİYROSAK,
Yorumlar
Haber Yazılımı