Yazı Detayı
12 Temmuz 2018 - Perşembe 21:10
 
BORÇ AMA NASIL BORÇ
Ali Yiğit
 
 

Hevesten borçlanma ile ihtiyaçtan borçlanma arasındaki fark..

İnsan hayatı boyunca borçlanmayacak diye bir kural yok.. İhtiyaçtan ötürü borçlanmanın sınırı vardır. Ama hevese dayalı borçlanmanın sınırı yoktur.

 Borçlanmanın en kolay yolu kredi.. O nedenle kredili bir hayat yaşıyoruz.. Kredi kartı borçlanması yüzünden evlerin yıkıldığına şahitlik ediyoruz.

 Bankalar kazançlarının 80'nini kredi faizlerinden sağlamış..

İşin özeti ülke insanımızın 60'ınına yakını borçlu..

Şöyle bir soru akla geliyor.. Acaba 60'a yakın borçlu olanlar ihtiyaçtan dolayı mı borçlu yoksa hevese dayalı mı borçlu? Ben bu soruya hevese dayalı borçlanma cevabını veriyorum..

Borçla ilgili güzel atasözlerimiz vardır.

 Borç köle olmanın başlangıcıdır..

 Borcunu azalt ki hür olarak yaşayasın..

 ''Arpacıya borç eden ahırını tez satar''

Şimdi şöyle bir soru sorsak alacağımız cevap ne olur? Borçlu olmayı seven var mı?” istisnasız bir şekilde dünyada bu soruya “Evet, ben borçlu olmayı seviyorum” diyecek bir tane bile insan çıkmaz. Gerçek böyle iken tek tük istisnalar hariç, neredeyse borcu olmayan kimse yoktur.

 Hayatın akışı içinde zaman zaman borçlanmak hayatın tabiatından olan bir durumdur. Hayatında bir kez olsun hiç borçlanmadan yaşayıp ölen kimse var mı? bilmiyorum. Ama böyle birinin olacağını da sanmıyorum. Kısacası, borç olabilir.

İnsan niçin borçlanır? Sanıyorum bu soruya verilebilecek en makul cevap şöyle olabilir: İnsan bazen çok acil bir şekilde bir ihtiyaca gereksinim duyar. Mesela, gıda, giyecek… gibi şeyler hayatın olmazsa olmazlarındandır. O an paran olmasa bile ne yapıp edip borçlanıp alacaksın, başka çaresi yok. Değilse yaşayamazsın. Böyle olduğu içindir ki, Allah açlıktan ölme tehlikesinin olduğu durumlarda haram şeyleri bile yiyip içmeye yol vermiştir.

 Yine bir başka şehirde yaşayan çok yakınlarından birisinin ölüm haberi geldiğinde mecburen gideceksin ama o an için yeterli paran yok. Ya da başına kaza, yangın, hastalık… gibi bir felaket geldi ve elinde yeterli imkanın yok. Bu veya buna benzer durumlar olacağı içindir ki Yüce dinimiz karz-ı hasen denilen güzel bir şekilde borç vermeyi, borçluya kolaylık göstermeyi, hatta borçlu ödeyemeyecek durumda ise borcu ona sadaka olarak bağışlamayı emretmiştir.(Bakara/280)

 Ayrıca Allah, zenginlerin borçlanmak zorunda kalan kimseleri sömürmemeleri için faizi şiddetle yasak etmiş (Bakara/275-279) ve tam tersine “Onların mallarında fakirlerin hakları vardır” diyerek zekat, sadaka ve infak kavramlarıyla hem de onların başlarına kalkmadan zenginleri fakirlere karşılıksız yardım etmeye mecbur tutmuştur.

 Demek Allah, borçlanmayı hayatın içinde meşru bir durum olarak görmüş olacak ki, bu konuda bu kadar kurallar vazetmiş. Resululllah(sav) bile hayatında defalarca borçlanmıştır. Hatta Yahudilerden borç aldığı olmuştur.

 Ancak Resulullah borçtan çok sakınırdı. Sık sık istiaze ederdi. Yani borçtan Allah’a sığınırdı. Hz. Aişe; “Ya Resulallah! Niçin bu kadar borçtan sakınıyorsun?” dediğinde Efendimiz; “Çünkü kişi borçlanınca yalan söylemek mecburiyetinde kalır, söz verir sözünde duramaz” buyurmuştur. Yine peygamberimiz borcu olan kimsenin cenaze namazını kılmazdı ama ashabına bırakırdı. Bazen de cenazenin borcuna birileri kefil olduğunda namazını kılardı. Tabi Resulullah’ın borç ve borçlular konusundaki bu tavırları insanları gereksiz yere borçlandırmaktan sakındırma amaçlıydı.

Bir gün peygamberimiz ashabına; “Kendinizi endişeye sokmayın” diyor. Deniliyor ki; “Ya Resulallah! Bizi endişeye sokan şey nedir ki?” Resulullah(sav): “Borçtur” buyuruyor. (Mecmauzzevaid, c.7, s.34) Gerçekten borçlu olmak insanı huzursuz ediyor.

 Peki, yukarıda değindiğimiz gibi hem peygamberimiz insanları borçtan bu kadar sakındırdığı, hem de insanların hiç biri borcu sevmediği halde neden insanların tamamına yakını borçlu yaşıyor ve bir türlü kendini borçlanmaktan da kurtaramıyor?

 Benim görebildiğim kadarıyla bunun sebebi; insanların bu dünya hayatını çok sevmeleri ve bunun doğal sonucu olarak, ihtiyaçlara dayalı değil de heveslere dayalı bir yaşam sürmeleridir. Eğer ihtiyaçlara dayalı yaşayacaksak bu hayatı sürdürmek için ihtiyaçlar aşağı yukarı bellidir. Haydi kişinin gelir düzeyine göre bu ihtiyaçları kaliteli cinsinden düşünecek olursak, biraz daha üst bir seviyede düşünebiliriz. Peki, gerisi ne oluyor? Vallahi hevesten başka bir şey değil!

 Heves nedir? Gelip geçici arzular…

Mesela; bir kaç tane elbiseniz var. İhtiyaçtan fazla sayıda olduğu halde yeni bir elbise gördüğünüzde hoşunuza gidiyor ve alıyorsunuz. Bir müddet giydiğinizde, hala giyilebilir olmasına rağmen hoşunuza gitmemeye başlıyor, bıkıyorsunuz. Yani hevesiniz geçmiş oluyor.

 Son derece güzel ve kaliteli arabanız var ama dünya nimetleri o kadar hızlı değişiyor ki, siz en son çıkan filan modele heves ediyorsunuz. Şu kadar üste para vererek arabanızı değiştiriyorsunuz. Bir müddet kullanınca hevesiniz geçiyor ve başka modellere hevesiniz kayıyor…

Ev, cep telefonları, ev eşyaları… Kısaca hayatımızda yer alan birçok nimetler yukarıda anlattığıma benzer şekilde heveslerimizle doğru orantılı olarak her defasında üstümüzde bir sürü borç bırakarak sürekli değişiyorlar.

 Bu şekilde sürüp giden hayatımızda sorun iki noktada şekilleniyor:

 1-İhtiyaçlara göre değil heveslerimize göre yaşıyoruz: İhtiyaçlar sınırlıdır ama hevesler sınırsızdır. Eğer heveslerimize dayalı yaşayacaksak, borçlu olmaktan kurtulmamıza imkan yoktur. Bu derdin devası da yoktur.. Ve bugün insanımızın çoğu hevese dayalı bir borçlanma hayatını tercih ettikleri için hayatlarını zindana çeviriyorlar. Faiz belasına bulaşıyorlar..

 Borçluluk insanı çoğu zaman büyük günahlardan olan faize düşürür. İnsanlar imkanları olmadığı halde ya da gelecekte kazanacaklarını düşündükleri hayali paralarla alışveriş yaptıkları için bir müddet sonra ödeyemiyorlar. Borcu borçla kapatmaya çalışıyorlar, faize bulaşıyorlar ve her şeylerini kaybettikleri anlar oluyor. Halbuki Rabbimiz Kur’anda “Allah faizi mahveder”(Bakara/276)buyurarak uyarmıştı.

Elbette ki bazı istisnai durumlarda borçlanılır..

 Öyleyse Peygamber efendimizin şu hadisi şerif'ini iyi okumamız gerekir.

Resulullah’ın “Kim ödemek niyetiyle borçlanırsa Allah o kimseye yardım eder” anlamındaki hadisi şerifinden hareketle Allah’ın bize yardım edeceğine inanalım. İnşallah Allah böyle kimseyi mahcup etmez

 
Etiketler: BORÇ, AMA, NASIL, BORÇ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Eylül 2018
CAMİ MERKEZLİ MAHALLE..
18 Eylül 2018
GÖNÜL ADAMI OLMAK
17 Eylül 2018
KRAVATINIZI ÇIKARIN..
14 Eylül 2018
TEŞEKKÜRLER HACI UĞUR POLAT..
13 Eylül 2018
YARIŞ BAŞLIYOR..
12 Eylül 2018
HİCRET
11 Eylül 2018
BÜLENT TÜFENKCİ
07 Eylül 2018
MASKİ ve BİLİNMEYENLER...
06 Eylül 2018
YEREL SEÇİMLER
31 Ağustos 2018
ASKIDA EKMEK YEŞİLYURT BELEDİYESİ..
26 Ağustos 2018
BAYRAMIN ARDINDAN
19 Ağustos 2018
KURBANLARIMIZ
13 Ağustos 2018
BİR HİKAYE..
12 Ağustos 2018
YA HEP YA HİÇ...
09 Ağustos 2018
İSPENDERE İÇMELERİ BACASIZ FABRİKA...
07 Ağustos 2018
MERCEDES KADİR
06 Ağustos 2018
YAŞANABİLİR BİR KENT
05 Ağustos 2018
Her şeyini veren çocuğun hikayesi
02 Ağustos 2018
ÖFKE GELİR GÖZ KARAR, ÖFKE GİDER YÜZ KIZARIR
01 Ağustos 2018
MUSTAFA BEDİRHAN BEBEK
30 Temmuz 2018
KÜÇÜK ELLER BÜYÜK İŞLER BAŞARIYOR...
29 Temmuz 2018
ACİL EYLEM PLANI
26 Temmuz 2018
TEŞEKKÜRLER SAYIN VALİM
24 Temmuz 2018
MUTLU İNSANLAR ŞEHRİ..
23 Temmuz 2018
BÜROKRATİK ENGELLER..
19 Temmuz 2018
VAKIF MEDENİYETİMİZ
18 Temmuz 2018
HER İLE TAYYİB ERDOĞAN
17 Temmuz 2018
RİZE ARTVİN SİVİL HAVAALANI
15 Temmuz 2018
15 TEMMUZ'U NASIL ANMAK..
11 Temmuz 2018
YEREL SEÇİMLERE DOĞRU
10 Temmuz 2018
NE ARA BU HALE GELDİK..
09 Temmuz 2018
BİR SELAM İKİ KELAM / Yeşilyurt Belediyesi
08 Temmuz 2018
GÖNÜL BELEDİYECİLİĞİ...
05 Temmuz 2018
BAKANLIK KULİSLERİ...
04 Temmuz 2018
SİVİL HAVAALANI BEKLERKEN.. TERMİNAL BİNASIYLA YETİNMEK...
03 Temmuz 2018
İDAM İDAM
02 Temmuz 2018
MİLLET KIRAATHANESİ
01 Temmuz 2018
BİR BAŞKA OLUR MAHALLE DÜĞÜNÜ
27 Haziran 2018
KAYISI MEYVE SUYU FABRİKASI
26 Haziran 2018
SİYASET FERASET İSTER...
25 Haziran 2018
HAYIRLI OLSUN
23 Haziran 2018
YA YERELDEKİ BÜROKRASİ...
29 Mayıs 2018
RAMAZAN VE EĞLENCE
28 Mayıs 2018
HİZMETLE BİRLİKTE GÖNÜLLERE GİRMEK..
24 Mayıs 2018
24 HAZİRAN
17 Mayıs 2018
YE'SE MAHAL YOKTUR..
16 Mayıs 2018
KUDÜS NOTLARI (3)
15 Mayıs 2018
KUDÜS NOTLARI (2)
13 Mayıs 2018
KUDÜS'TEN NOTLAR.. (1)
07 Mayıs 2018
KUDÜS GEZİSİ
06 Mayıs 2018
KİTAP KOKUSU
01 Mayıs 2018
YOK'LA TANIŞMAK
29 Nisan 2018
LİSTE HEYECANI...
23 Nisan 2018
KİMLİKSİZ ŞEHİRLERE SAHİBİZ
22 Nisan 2018
MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYLARI..
19 Nisan 2018
BAHÇELİ BELİRLEDİ ERDOĞAN AÇIKLADI..
16 Nisan 2018
YEŞİLYURT BELEDİYE BAŞKANI HACI UĞUR POLAT
15 Nisan 2018
HUZUR ŞEHRİ
10 Nisan 2018
YEREL SEÇİME DOĞRU
08 Nisan 2018
GEDİK GENÇLİK MERKEZİ
06 Nisan 2018
GENÇLER İYİLİK NOKTASINDA BULUŞUYOR...
03 Nisan 2018
YERELE DOKUNULACAK..
01 Nisan 2018
KUDÜSTEN MEKTUP
28 Mart 2018
MALATYA LALE'YE BÜRÜNDÜ
27 Mart 2018
ECDADIMIZ VE VAKIFLAR
26 Mart 2018
SELATİN CAMİSİNDE BENİMDE BİR TUĞLAM OLSUN
22 Mart 2018
EHLİYET LİYAKAT ADAMIN VAR MI?
21 Mart 2018
HASAN CELAL GÜZEL
20 Mart 2018
ARZIN İMARI NESLİN ISLAHI
19 Mart 2018
ÜÇ AYLAR İKLİMİ
12 Mart 2018
NEREYE GİDİYORUZ..
06 Mart 2018
AHMET ÇAKIR'A ÖDÜL
Haber Yazılımı