Yazı Detayı
06 Mart 2018 - Salı 14:28
 
BİZİM İÇİN CAN VERDİLER
Süleyman Keskin
 
 

Bir yiğit düşünün ki odasında 'Gayret bizden, zafer Allah'tan' şeklinde yazı var.

Bir yiğit düşünün ki, “Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm. Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm.' Bu düşünceyle Allah'ın izniyle Afrin'e girip asıl sahiplerine teslim edeceğiz" diyor.

Bir yiğit düşünün ki ailesine gönderdiği son fotoğraflarda “Biz öldük mü ki vatan bölünsün. Afrin’den Nazilli’ye selam olsun. M.D.” ifadeleri yer alıyor.

Bu yazdıklarım kim mi Afrin şehitleri…

Eğer sizin ülkenizin böyle şehitleri varsa, sizi rahat bırakmazlar, sağlam durun.

Bir baba düşünün, evladı şehit olmuş, daha gencecik yaştayken avucundan alıp götürmüşler ciğer paresini.

Bir baba düşünün, fakirlikten para gönderemediği, kendi çabalarıyla okuyan ve astsubay çavuş olan evladına tam doyamamış. Bir baba düşünün, mütevekkil, imanlı, kendini ve evladını Allah’a adamış, aklıselim ve sağduyulu olsun. Bir baba düşünün, oğlunun şehit olmasına isyan etmiyor, intikam yemini etmiyor, ağlamıyor bile. Bir baba düşünün, Allah verdi ve yine Allah geri aldı diyor. Bir baba düşünün, şükrediyorum, şerefiyle, onuruyla bir hayat sürdü ve öylece şehit oldu oğlum diyor. Bir baba düşünün, şehit oğlunun naaşını omuzlarında taşıyor.

Eğer sizin ülkenizde böyle bir şehit babası varsa, sizi rahat bırakmazlar, sağlam durun.

Bir kardeş düşünün, ağabeyinin kamuflajını giyerek cenaze namazında saf tutuyor, Türk bayrağına sarılı tabutun başına gelerek ağabeyinin fotoğrafını öpüyor. Bir evlat düşünün, dedesiyle birlikte ellerini açmış vakurla, onurla, teslimiyet içinde dua ediyor babası için. Bir evlat düşünün ağlamıyor, babasız kaldı diye isyan etmiyor, yıkılmıyor. Bir kız evlat düşününki henüz daha babasıyla vakit dahi geçirememiş, yav daha 1,5 aylık.

Bir arkadaş düşünün ki silah arkadaşının cenaze töreninde gözyaşlarına boğuluyor. Bir Cumhurbaşkanı düşünün, şehit ailesinin evine gidip, ayakkabılarını çıkarıyor, sonra bir Aşrı Şerif okuyor, ezberden. Bir Cumhurbaşkanı düşünün, Kuranı Kerim  kıraati, tilaveti, nefesi değme hafızlarla yarışsın. Bir Cumhurbaşkanı düşünün gözünde yaş, gönlünde aşk, şehit der yanar. Bir Cumhurbaşkanı düşünün, kim olursa olsun bu cinayetin hesabını sormak için gözünden çakmak çakmak ateş saçıyor, düşmana korku, dosta güven veriyor.

Eğer sizin ülkenizin böyle bir Cumhurbaşkanı varsa, sizi rahat bırakmazlar, sağlam durun.

Bir Başbakan düşünün, sırtlamış şehidinin tabutunu, yüzünde hüzün, kalbinde acı, dilinde Fatiha, yürüyor. Bir Başbakan düşünün, babasını kaybettiği günlerin acısını hatırlayıp, şimdi kendi gibi yetim kalmış çocuklara sarılıyor, öpüyor, kokluyor. Bir Başbakan düşünün ne babanın acısını, ne yetimin kaygısını, ne de milletin korkusunu unutsun, hepsinin derdini sırtında taşısın. Bir Başbakan düşünün, teröre destek veren siyasetçi, medya, örgüt kim olursa olsun, o naif ruh halini terk edip, korkusuzca hesap sorsun.

Eğer sizin ülkenizin böyle bir Başbakanı varsa, sizi rahat bırakmazlar, sağlam durun.

Sağlam durun Malatyalı gençler, bacılar, dostlar

Eğer sizin ülkeniz İslam dünyasının umuduysa

Eğer sizin milletiniz, ümmetin gönlünde ayrı bir sevgiye sahipse

Eğer sizin şehriniz hala payitaht diye anılıyorsa

Sağlam durun, sizi rahat bırakmazlar.

Sağlam durun kardeşlerim

Bir ümmetin perişan olmuş coğrafyasında tek umutsanız

Medeniyetinizi yok etmek için bitmeyen Haçlı Seferleri yapılıyorsa hala

Düşen sancak, senin topraklarında kaldırılacaksa yine

Bir büyük uyanış, diriliş ruhu tekrar bu topraklardan yayılacaksa dünyaya

Sağlam dur iki gözüm, seni de, ülkeni de rahat bırakmazlar.

Sağlam dur ki yıkılmasın ümmetin savunma hattı.

Sağlam dur ki insanlık kazansın.

Sağlam dur ki bölgede terör koridoru oluşmasın.

Bu arada Malatyalı siyasiler, belediyeler velhasıl protokol Allah rızası için bizlere gönderdiğiniz basın bültenleri ‘şurayı gezdik, şu kadar iş yaptık, burada şöyle poz verdik’ tarzında olmasın, şehitlerimiz var konuşmalarınız, bültenleriniz, ‘vatan, İslam, dava, ümmet, Hakk, hakikat, millet, birlik, beraberlik, Afrin v.s.’ üzerine olsun. Gidin şehit ve gazi ailelerini ziyaret edin. Bu yazı benim boğazımın düğümlendiği, gözlerimden yaşların klavyeye yağmur gibi döküldüğü, şehitlerin fotoğraflarına baktıkça nefes almaktan zorlandığım en zor yazıdır. Vesselam.

 
Etiketler: BİZİM, İÇİN, CAN, VERDİLER,
Yorumlar
Haber Yazılımı